Confer türkçesi Confer nedir

  • Vermek.
  • (onur veya ödül) vermek.
  • Ödül ile onurlandırmak.
  • Bahşetmek.
  • Müzakere yapmak.
  • Görüşmek.
  • Konuşma yapmak.
  • Sunmak.
  • Müzakere etmek.
  • Bir ünvanı tevcih etmek.
  • Danışmak.

Confer ile ilgili cümleler

English: "Why are you going to Japan?" "To attend a conference in Tokyo."
Turkish: "Neden Japonya'ya gideceksin?" "Tokyo'da bir konferansa katılmak için."

English: Ali closed the conference room door.
Turkish: Ali konferans odasının kapısını kapattı.

English: Ali entered the conference room, carrying a large cardboard box full of documents.
Turkish: Ali konferans odasına girdi, belgelerle dolu büyük bir karton kutu taşıyordu.

English: Ali entered the conference room, carrying a clipboard.
Turkish: Ali bir pano taşıyarak konferans salonuna girdi.

English: Ali is now attending a conference in Boston.
Turkish: Ali şimdi Boston'daki bir konferansa katılıyor.

Confer ingilizcede ne demek, Confer nerede nasıl kullanılır?

Confer on : Akademik derece vermek. Fikrini almak. Görüşmek. Vermek. Görüşünü almak. Unvan vermek.

Confer powers : Yetkiler vermek.

Confer privately : Özel olarak görüşmek. Çok yakından konuşmak ve danışmak. Özel olarak konuşmak.

Confer with : Müzakere etmek. -ile danışmak. -den öğüt istemek. Görüşmek. -ile görüşmek. Danışmak.

 

Conferee : Konferansa katılan kimse. Toplantıya katılan kimse. Ödül alan kimse. Konferans katılımcısı.

Conference call : Resmi toplantı veya tartışma olarak kullanılan çok hatlı arama. Konferans çağrısı. Konferans bağlantısı. Konferans araması. Toplu görüşme.

Conference manager : Toplantı yöneticisi.

Conference address list : Toplantı adres listesi.

Conference room : Konferans salonu. Konferans odası. Bir ofiste veya binada toplantıların gerçekleştiği oda.

Conference table : Konferans masası.

İngilizce Confer Türkçe anlamı, Confer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Confer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confabulate : Sohbet etmek. Başbaşa vermek. Konuşmak.

Attribute : Atıfta bulunmak. Hamletmek. Doğal özellik. Nitelik. Bir nesneye yüklenebilen nitelik ya da yüklem. İsnat etmek. Simge. Bağlamak.

Canvassed : Propaganda yapmak. Kamuoyu yoklaması yapmak. Tartışmak. Soruşturmak. Anket yapmak. Sipariş toplamak. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Gözden geçirmek. Reklam yapmak.

Emceed : Teşrifatçı. Protokol müdürü olarak çalışmak. Emcee (sunmak). Sunucu. Bir etkinliği sunmak. Sergilemek. Bir programın sunuculuğunu yapmak. Protokol müdürü. Protokol yetkilisi. Protokol yetkilisi olarak çalışmak.

Dish : Piliç. Tabak. Ortasını çukurlatmak. Tercih. Oymak. Bombeleştirmek. Atlatmak. Tabağa koymak. Yemek.

Moot : Ortaya atmak (bir meseleyi). Yasal yetkiye sahip idare meclisi. Tartışılabilir. İdare meclisi. Öne sürmek (bir fikri). Tartışmak. Tartışma meclisi. Kuşkulu. Münakaşalı.

Deigning : Tenezzül etmek. Tenezzül. Alçakgönüllülük yapmak. Lütfetmek.

 

Harangue : Nutuk çekmek. Tirat söylemek. Sıkıcı konuşma. Nutuk vermek. Nutuk. Dırdır. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Söylev vermek. Vaaz vermek.

Deigns : Lütfetmek. Alçakgönüllülük yapmak. Tenezzül etmek.

Confer synonyms : hash out, conferred, bringeth, endowing, ascribes, debate, bless, forgive, accorded, accords, concede, haranguing, consults, talk over, deliberated, collogue, present, oratorize, ascribe, orated, dissertate, endow, harangued, approaches, canvasses, advise with, endows, dish up, assigns, debated, approached, hash over, advises.

Confer ingilizce tanımı, definition of Confer

Confer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To compare. To have discourse. To consult. To bring together for comparison. To deliberate. To compare views.