Congenital cataract türkçesi Congenital cataract nedir

  • Göz merceğinin doğuştan bulanıklığı. gözde diğer yapılış bozukluklarıyla birlikte holstein-friesian ve jersey ırkı sığırlarda kalıtsal bir özellik olmasının yanı sıra, sığır viral diyare virüsünün yol açtığı dölüt enfeksiyonlarında da biçimlenir.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Doğuştan katarakt.

Congenital cataract ingilizcede ne demek, Congenital cataract nerede nasıl kullanılır?

Congenital : Doğumsal. Yaradılıştan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konjenital. Kongenital. (hastalık) doğuştan. Doğumda var olan, sonradan biçimlenmemiş, konjenital, konjenitalis. kalıtsal, herediter, irsi, genetik. Anadan doğma. Konjenital. Irsi.

Cataract : Yüksekliği az olan. Şelale. Aksu. Taşkın. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çavlan. Perde. Büyük çağlayan. Çağlayan. Doğuştan veya kazanılmış nedenlerle, tam veya kısmi olarak göz merceği veya mercek kapsülünde, proteinlerin presipitasyonu sonucu göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi, donuklaşması ve ışığın geçişine izin vermemesiyle belirgin, göz merceğinin en yaygın ve en önemli bozukluğu, hlk. aksu, boz inmesi.

Congenital achromia : Albinizm.

Congenital alacrima : Doğuştan alakrima. Doğuştan gözyaşı salgısının yetersizliği veya yokluğuyla belirgin seyrek olarak küçük cüsseli köpek ırklarında görülen bir bozukluk.

 

Congenital analgesia : Konjenital analjezi.

Congenital anaurism : Damarların doğuştan kese biçiminde genişlemesi. özellikle, ana atardamarda ve arteria pulmonalis’te biçimlenir. Doğuştan anevrizma.

İngilizce Congenital cataract Türkçe anlamı, Congenital cataract eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Congenital cataract ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Mezbaha. Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abaxial : Eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdomen : Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Congenital cataract synonyms : a crochordon, abdominal distention, a clay, abamectin, abdominal pain, a c deformity.