Cataract türkçesi Cataract nedir

  • Taşkın.
  • Büyük çağlayan.
  • Yüksekliği az olan.
  • Nehrin en akıntılı yeri.
  • Perde.
  • Katarakt.
  • Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Çavlan.
  • Akarsu yataklarındaki eğim kesikliklerinde oluşan ve akımı ile geçirdiği su çok büyük nicelik taşıyan düşüş.
  • Şelale.
  • Aksu.
  • Çağlayan.
  • Doğuştan veya kazanılmış nedenlerle, tam veya kısmi olarak göz merceği veya mercek kapsülünde, proteinlerin presipitasyonu sonucu göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi, donuklaşması ve ışığın geçişine izin vermemesiyle belirgin, göz merceğinin en yaygın ve en önemli bozukluğu, hlk. aksu, boz inmesi.
  • Sel.
  • Cavlan.

Cataract ingilizcede ne demek, Cataract nerede nasıl kullanılır?

Cataract blade : Göz ameliyatlarında kullanılan, ince uzun bir sapı olan ve kesici yüzü köşelerinden basık dörtgen biçiminde bıçak. Katarakt bıçağı.

Congenital cataract : Göz merceğinin doğuştan bulanıklığı. gözde diğer yapılış bozukluklarıyla birlikte holstein-friesian ve jersey ırkı sığırlarda kalıtsal bir özellik olmasının yanı sıra, sığır viral diyare virüsünün yol açtığı dölüt enfeksiyonlarında da biçimlenir. Doğuştan katarakt.

Developmental cataract : Gelişimsel katarakt. Erişkinlik yaşından önce göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi.

 

Diabetic cataract : Diyapedes mellitusa bağlı göz merceğinin genellikle çift taraflı bulanıklaşması. Diyabetik katarakt.

Electrical cataract : Elektrik kataraktı. Yüksek elektrik akımına maruz kalma sonucu, göz merceği saydamlığının kaybolması.

Cataractal : Sağanak yağmurla alakalı. Göz merceğinin buğulanması ile alakalı (tıp veya medikal terimi). Bir şelaleye ait.

Catarina : Bir kadın adı.

Cataractous : Kataraktla alakalı. Kataraktöz. Katarakttan etkilenmiş (sonunda körlüğe yol açan göz merceğinin buğulanması). Kataraktlı.

Cataracts : Cavlan. Sel. Taşkın. Perde. Aksu. Çağlayan. Katarakt. Yüksekliği az olan. Şelale. Büyük çağlayan.

Cataractogenic : Katarakt yapıcı. Kataraktojenik.

İngilizce Cataract Türkçe anlamı, Cataract eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cataract ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alluvion : Alüvyon. Lığ. Su basması. Su kaynaklarındaki balçık ve kil benzeri çok ince taneciklerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın.

Gurgling : Şırıldamak. Lıkırdamak. Çağlamak. Ağulamak. Çağlayarak akma.

Overfall : Bank.

Spates : Kalabalık. Büyük miktar. Akın. Sağanak. Su taşkını.

Floods : Baskın. (argo) paçaları bileklerin üzerinde son bulan pantalon (ayrıca :gelgit suları diye anılan). Seller.

Falls : Çaylan. Meteorit düşmeler. Çağlayan gibi dökülen su.

Frenzied : Coşkun. Şiddetli. Çılgın. Öfkeli. Çılgınca. Delice.

Draperies : Tuhafiye. Örtü. Kıvrımlar halinde duran kumaş. Çuha. Kumaşçılık. Kumaş. Perdelik kumaş. Döşemelik kumaş.

Cataract synonyms : nuclear cataract, posterior subcapsular cataract, cortical cataract, waterfalls, cataracts, exuberant, bulkhead, cloak, flooding, effusive, episodes, excessive, babbler, flowage, inundation, freshets, deluge, curtain, chutes, deluges, chute, episode, inundations, drapery, linn, blustering, gushing, covering, flood, deluging, cascades, torrent, deluged.

 

Cataract ingilizce tanımı, definition of Cataract

Cataract kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large waterfall. A great fall of water over a precipice.