Overfall türkçesi Overfall nedir

Overfall ingilizcede ne demek, Overfall nerede nasıl kullanılır?

Overfamiliar : Fazlasıyla tanıdık. Aşırı aşina. Çok yaygın. Aşırı yakın. Aşırı samimi. Çok samimi.

Overfamiliarity : Aşırı sıcakanlılık. Aşırı yakınlık. Aşırı samimiyet.

Overfanciful : Aşırı hayalperest. Çok fantastik. Fazlasıyla hayal gücü kuvvetli.

Overfastidious : Seçici. Aşırı titiz. Ayrıntılarla çok uğraşan. Çok zor beğenen.

Overfatigue : Aşırı yorgunluk. Aşırı yorulma. Aşırı yormak. Aşırı yorgunluğa neden olmak. Fazlasıyla bitkin düşürmek.

Overfatigued : Aşırı yorulmuş. Bitkin. Aşırı yorgun.

Overfeeding : Kültür balıkçılığında normal olmayan gelişmelere ve ekonomik kayba neden olan aşırı yem verme. Aşırı yemleme. Fazla yem vermek. Aşırıbesi. Hayvanların gereksinimlerinden daha fazla yemle beslenmesi. Fazla yemek vermek. Fazla beslemek.

Overfeed : Fazla yemek vermek. Aşırı besleme. Fazla yem vermek. Fazla beslemek.

Overfilled : Fazla doldurmak.

Overfeeds : Fazla beslemek. Fazla yem vermek. Aşırı besleme. Fazla yemek vermek.

İngilizce Overfall Türkçe anlamı, Overfall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overfall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Linn : Derin derecik. Küçük havuz. Kansas eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Şelale. Gölcük. Missouri eyaletinde şehir.

Benches : Baro. Yargıçlık. Tezgah. Kürsü. Sıra. Hakim kürsüsü.

Gurgling : Çağlamak. Şırıldamak. Çağlayarak akma. Lıkırdamak. Ağulamak.

Banquettes : Banket. Kaldırım. Oturmalık. Siper içinde bulunan platform (askerler için).

General : Orgeneral. Ordu komutanı. General. Genel mahiyette. Tarikat lideri. Umum. Paşa. Genel ilkeler. Yalpı. Halk.

Bench : Yedek kulübesi. Cimnastik sırası. Basamak. Yargıçlık. Peyke. Oturma sırası. Yargıç. Yargıçlar kurulu. Yargıç kürsüsü.

Waterfall : Şelale. Danışman. Akarsuların yataklarındaki eğim kesikliklerinde oluşan doğal su düşüşü, bk. büyük çağlayan. Çavlan.

Cataracts : Aksu. Perde. Şelale. Yüksekliği az olan. Çavlan. Büyük çağlayan. Katarakt. Sel. Taşkın.

Chute : Çöp atılan baca. Akıntı. Paraşüt. Şut. Üst kattan alt kata inen. Kayılan yer. Kızak pisti. Küçük çağlayan. Kızak.

Babbler : Çalçene. Boşboğaz. Lafebesi. Ötleğen (argo terim). Çenesi düşük. Çenesi kuvvetli. Geveze kimse. Geveze. Boşboğaz (argo terim). Dedikoducu.

Overfall synonyms : cascade, cataract, waterfalls, falls, gross, chutes, cascades, banquette, banco.

Overfall zıt anlamlı kelimeler, Overfall kelime anlamı

Net : Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen. Arıtımlı. Tül. Katıksız. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma.

 

Specific : Kesin. Bir türe özgü. Özellikli. Açık. Belli. Muayyen. Özdeşleşmiş. Özgül. Spesifik. Belirli.

Overfall ingilizce tanımı, definition of Overfall

Overfall kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A waterfall. A cataract.