Contour lines türkçesi Contour lines nedir
- Eşyükselti çizgisi.
- Eşyükselti eğrileri.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Yeryüzü biçimlerini göstermek amacıyla çizilen haritalarda, deniz yüzeyinden aynı yükseltide bulunan yerleri birleştiren iç içe eğrilerden her biri.
- Eşyükselti eğrisi.
- Harita üzerinde eş yükseklikte bulunan noktaları birleştiren eğriler.
Contour lines ingilizcede ne demek, Contour lines nerede nasıl kullanılır?
Contour : Hudut (haritada) yükseklik çizgisi. Dış hatlar. Çevre. Dış çizgi. Kontur. Çevre yolu. Oyuk. Eşyükselti eğrisi. Yatay sınır. Hatlarını belirlemek.
Lines : Bahisçilere sunulan oranlar. Replik. Yüzey çizikleri. Beden. Rol. Satır sayısı. İp, misina veya metal liflerden yapılmış, bir ucu mantara, kasnağa veya makaraya sarılı diğer ucu bedene bağlı olta takımı hazırlamada kullanılan materyal. Ana hatlar. Olta ipi. Borular.
Structural contour lines : Yapısal eşyükselti eğrileri. Belli bir katmanın alt ya da üst yüzeyinde, eş yükseklikte noktalardan geçen ve böylece kemer, tekne vb.'ni gösteren eğriler.
Contour coding : Çevrit kodlama.
Contour cultivation : Tesviye eğrili tarım.
Contour detection : Çevrit bulma.
İngilizce Contour lines Türkçe anlamı, Contour lines eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Contour lines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.
Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.
Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.
Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.
Agricultural production : Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarımsal üretim. Taze meyve. Zirai üretim. Sebze. Tarım üretimi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi.
Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ağaçlandırma. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.
Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ. Alüvyon.
Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.
Contour : Hatlarını belirlemek. Hudut (haritada) yükseklik çizgisi. Bir nesneyi ya da yüzeyi saran en dış çizgi. bir izgenin özel bir çizgisinin ya da bir kuşağının yeğinlik dalga boyu dağılım eğrisi. Çevre çizgisi. Fizik, gitar, madencilik alanlarında kullanılır. Çevre yolu. Yatay sınır. Kullanım kolaylığı veya güzel bir görünüm sağlamak amacıyla gitarın gövdesi üzerinde oyulmuş bölümler. Kontur. Biçimini oluşturmak.
Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.
Contour lines synonyms : abrasion platform, aluvial coast, air route, contours, altimetric profile, aboriginal population, aluvial terrace, contour line, hachures, agrarian geography.

Bu kısımda Contour lines kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Contour lines ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Contour lines anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Contour lines ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.