Contrasting türkçesi Contrasting nedir

  • Aksi.
  • Çelişen.
  • Farklı olan bir şekilde.
  • Ters düşen.
  • Çelişken.

Contrasting ingilizcede ne demek, Contrasting nerede nasıl kullanılır?

Contrasting colors : Kontrast renkler.

Contrasting colour : Kontrast renk.

Contrasting colours : Kontrast renk.

Contrastingly : Karşı çıkarak. Çelişkili bir biçimde. Çelişerek. Ters düşerek.

Contrastimulant : Uyarıcı önleyici. Uyarı önleyici. Uyarıcı maddeyi engelleyen (ilaç).

Contrastive analysis : Karşıtsal çözümleme. Ayrımsal çözümleme.

Contrastive : (dilbilim) iki dil arasında benzerlikler ve farklılıklar araştırması ile ilgili. Çelişken. Karşıtsal. Ayrımsal. Karşılaştırmalı. Ters. Çelişen.

Contrast control : Karşıtlık ayarı. Kontrast ayarı. Kontras ayarı. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Genellikle parlaklık ayarıyla birlikte yapılan, almaca gelen resim iminin gücünü değiştirmek yoluyla görüntülükteki resmin sertliğini düzenleme işi. Sertlik ayarı.

Contrast range : Kontrast aralığı. Kontrast erimi. Sertlik oranının en yüksek olduğu durum; en karanlık noktalar ile en aydınlık noktalar arasındaki oran. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sertlik aralığı.

Contrast dyeing : Kontrast boyama.

İngilizce Contrasting Türkçe anlamı, Contrasting eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Contrasting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Different : Değişik. Çeşitli. Başka. Ayrı. Ayrışık. Özge. Diğer. Başka türlü. Farklı. Muhtelif.

Confronting : Karşı koymak. Zıtlaşma. Yüzleşen. Yüzleştirmek. Karşılaştırmak. Yüz yüze getirmek.

Anti : Karşı, zıt. Aykırı. Karşı. Anti. Muhalif. Zıt. Karşı olan kimse. Ters.

Bear like : Büyük ve hırçın. Ayı gibi. Ayıya benzeyen. Kavgacı. Kaba. Ayımsı.

Opposed : Aleyhtar. Karşı çıkan. Karşı. Karşıt. Karşılıklı. Ayrışçı. Zıt.

Confrontational : Zıtlaşan. Çatışmacı. Çelişkili. Anlaşmazlığa neden olma eğilimi olan. Agresif. Cepheleşen. Fikir ayrılığına sebebiyet veren. Cepheleşmeye doğru sürükleyen.

Conflicting : Aykırı düşen. Çatışmalı. Çelişme. Tutarsız. Zıt. Çakışma. Çelişkili.

Awkward : Zorluk çıkaran. Mahçup edici. Uygunsuz. Utandırıcı. Uyumsuz. Hantal. Garip. Yöndemsiz. Sakar. Dikbaşlı.

Adverse : Muhalefet. Ters. Karşıt. Kötü. Elverişsiz. Muhalif. Olumsuz. Aleyhte. Zıt.

Confounding : Yenmek. Etki karışımı. Yıkmak. Şaşırtma. Bozmak. Kahretmek. Kafasını karıştırmak. Kafa karıştırıcı. Şaşırtıcı.

Contrasting synonyms : bloody minded, discordant, carnaptious, contradictory, contradicting, contra, antis, contrastive, conflictive, incompatible, cantankerous, badtempered, atrabilious, bilious, bad tempered, churlish, clunky, bellicose.

Contrasting zıt anlamlı kelimeler, Contrasting kelime anlamı

Same : Aynı şekilde. Özdeş. Aynısı. Farksız. Eşit. Sürüm. Aynı. Tıpkısı. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama.