Cool money türkçesi Cool money nedir

  • Uzun vadeli sermaye hareketlerine konu olan para. doğrudan yabancı sermaye yatırımı gibi istikrarlı ülkelere giden ve gittiği ülkeyi çok hızlı ve ani olarak terk etmeyen para. krş. sıcak para.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Soğuk para.

Cool money ingilizcede ne demek, Cool money nerede nasıl kullanılır?

Cool : Havalı (tip). Sönmek (öfke veya arzu vb). Sakinleşmek. Soğutmak. Serinlemek. Soğukkanlılık. Serin yer. Serinlik. Soğumak. Serinleşmek.

Money : Para. Tıkır (argo sözcük). Sikke. Mangır. Para kırmak. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Arpa. Bedel. Durağan olan, olmayan eşya değerini ölçen değişim aracı. eskiden gümüş paraya verilen ad.

Cool and collected : Heyecanlı olmayan. Telaşlı olmayan. Aklı başında.

Cool as a cucumber : Soğukkanlı. Kayıtsız. Duygusuz. Çok sakin.

Cool bag : Soğuk torba.

Cool cat : Rahat kimse.

İngilizce Cool money Türkçe anlamı, Cool money eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cool money ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Cool money synonyms : cold money, abnormal budget, a shift in individual demand, a type mutual funds, abolition of forced labour convention, a change in individual demand, a change in supply, ability rent.