Cose türkçesi Cose nedir

Cose ingilizcede ne demek, Cose nerede nasıl kullanılır?

Cosec : Bir üçgenin iki tarafının oranı (trigonometri). Eşkesenlik.

Cosecant : Csc fonksiyonu. Kosekant. Eşkesenlik.

Cosecant antenna : Kosekant anteni.

Cosecant function : Kosekant fonksiyonu. Eşkesenlik işlevi.

Cosecants : Kosekant. Csc fonksiyonu. Eşkesenlik.

Coseismal : Deprem dalgalarının aynı anda birkaç yeri vurduğunu gösteren çizgi. Kosismal. Deprem şoku tarafından aynı anda etkilenmiş olan yerleri gösteren noktaları birleştiren çizgi. Deprem dalgasının aynı anda birden fazla yerde etkili olduğunu gösteren çizgi.

Hyperbolic cosecant : Hiperbolik kosekant. Csch fonksiyonu. Hiperbolik eşkesenlik. Kosekant hiperbolik.

Arc cosecant : Eşkesenlik yayı. Ark kosekant. Arccsc fonksiyonu.

Coset : Bir kümenin verilen bir öğesinin verilen bir altkümenin tüm öğeleri tarafından ikiye katlanarak elde edilen daha büyük bir küme içindeki alt grup (matematik). Eşküme. Koset.

Coseys : Çaydanlık külahı. İçindekileri sıcak tutması için çaydanlık üzerine konulan kumaş örtü. Rahat. Çaydanlık örtüsü.

İngilizce Cose Türkçe anlamı, Cose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Travel : Yol almak. Yolculuk yapmak. Gezmek. Gezi. Yolculuk. Dolaşmak. Kaçmak. Gazlamak. Seyahat etmek. Yolculuk etmek.

Come on : Başlamak. İzlemek. Görünmek. Çıkmak. Gelsene. Karanlık basmak. Baş göstermek. Gafil avlamak. Ortaya çıkmak. Sahneye çıkmak.

Have a gossip : Çene çalmak.

Happen : Cereyan etmek. Tesadüf etmek. Başına gelmek. Tesadüfen olmak. Vuku bulmak. Tesadüfen -mek. Bulmak. Başından geçmek. Olay (bir yerde) geçmek. Rastlamak.

Communes : Komünyon almak. Halk. Senli benli konuşmak. Senli benli konuşmak (argo terim). Avam. Komünyon vermek. Söyleşi. Hasbıhal etmek. Konuşmak.

Accost : Yaklaşıp konuşmak. Yaklaşıp bir şey söylemek. Yanına gidip konuşmak. Para karşılığında seks teklif etmek. Gidip birine bir şey söylemek. Sarkıntılık etmek. Asılmak. Yaklaşıp seslenmek. Yanaşmak.

Confabulated : Konuşmak. Başbaşa vermek.

Occur : Yer almak. Cereyan etmek. Bulunmak. Var olmak. Çıkmak. Vuku bulmak. Meydana gelmek. Oluşmak. Ortaya çıkmak. Olmak.

Hap : Tesadüf. Baht. Rastgelmek. Tesadüf etmek. Rastlantı. Olmak. Rastlamak. Meydana gelmek. Şans.

Pass off : Diye geçinmek. Tavrı takınmak. Dinmek. Görmemezlikten gelmek. Geçiştirmek. Olmak. Meydana gelmek. Sona ermek. Uykusu açılmak. Geçmek.

Cose synonyms : locomote, confab, confabulate, fall out, chats, emanate, claver, address, confabbed, move, come about, go up, approach, draw near, confabs, chatted, near, come up, have a yarn, come up to, fall, pass, chat, come near, draw close, chipper, go on, confabbing, communing, have a chat, go, settle, take place.

Cose zıt anlamlı kelimeler, Cose kelime anlamı

Go : İlerlemek. Yayılmak. Canlılık. Geçmek. Gitme. Girişim. Ölmek. İşlemek. Götürmek. Enerji.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Leave : Terk etmek. Ayrılmak. Ayrılmak (sevgileden vb). Ruhsat. Müsaade. Veda. Kalkmak. Çıkmak. Bakımına bırakmak. İzin.

Cose antonyms : pull out.