Counter current türkçesi Counter current nedir

  • Çok kez boğazlarda görülen birbirine ters yönde biri üstte, öteki altta iki akıntının birbirine göre durumu.
  • Ters akıntı.
  • Ters akım.
  • Karşıakım.
  • Zıt akım.
  • Karşıt akıntı.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Karşı akım.
  • Karşıt-akım.

Counter current ingilizcede ne demek, Counter current nerede nasıl kullanılır?

Counter : Tezgah. Sayıcı. Karşılıkta bulunmak. Karşılık vermek. Karşı atak yapmak. Sayma amacıyla kullanılan herhangi bir yazmaç. Döner çelgi eyleminin yapılması için verilen komut. Karşısında olmak. Sayaç. Karşı gelmek.

Current : Geçerli. Düşünce hayatında ortaya çıkan yeni akım. Şu anki. Akarsu debisi. Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları. Olagelen, geçerli, yürürlükte olan. Akım. Yaygın. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Şimdiki.

Counter attack : Geri vuruş. Karşı saldırı. Misilleme saldırısı. Karşı hücum. Karşı yarışmacının son saldırı eylemi bitmeden, bir kılıçoyunu zamanından önce yapılan saldırı, ("engel vuruşu", "karşılama vuruşu" gibi). Futbol, eskrim alanlarında kullanılır. Karşı akın. Karşı takımın yaptığı bir akını durdurup hemen akına geçme eylemi. Karşı atak. Karşı taarruz.

 

Counter attraction : Karşı çekim. Başka bir çekime karşılık olarak sunulan çekim.

Counter balanced : Denk.

Counter check : Sonradan kontrol. Tekrar kontrol. Bankaya yapılan yatırım karşılığında verilen alındı. Tevdiat makbuzu. Yatırım alındısı. Bankadaki sayışımından para çeken kişi için düzenlenerek kendisine imza ettirilen belge. Zimmet fişi. Borç belgesi.

İngilizce Counter current Türkçe anlamı, Counter current eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Counter current ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural production : Zirai üretim. Sebze. Tarımsal üretim. Taze meyve. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Tarım üretimi.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

 

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Alluvial deposit : Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ.

Counter current synonyms : crosscurrent, inverse current, reverse current, adventife cone, countermotion, afforestation, air route, backflow, ageing of the population, backstream, abandoned meander, crosscurrents, abrasion platform, turbulence, return current, aboriginal population, agricultural co operative, agricultural specialisation, countercurrent.