Court of criminal juridiction türkçesi Court of criminal juridiction nedir

  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Ceza yargılığı.

Court of criminal juridiction ingilizcede ne demek, Court of criminal juridiction nerede nasıl kullanılır?

Court : Saha. Gözüne girmeye çalışmak. Fayda sağlamak. Saray halkı. Aranmak. Teveccühünü kazanmaya çalışmak. Atılmak. Kort. Davet etmek. Dalkavukluk yapmak.

Of : Hakkında. -in. -nin. -li. -nın. Nin. -den övünerek bahsetmek. İle ilgili. Li. -dan.

Criminal : Suç oluşturan. Müthiş. Suçla ilgili. Cinayet. Suça ait. Ceza. Canice. Cezalı. Kabahatli. Suçlu.

Court of account : Devletin tüm gelir ve giderleriyle mallarını türkiye büyük millet meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli yüksek yargı organı. Sayıştay.

Court of admiralty : Deniz mahkemesi.

Court of bankruptcy : İflas mahkemesi.

Court of appeal : Temyiz mahkemesi. İstinaf mahkemesi. Adli dava yargılayan mahkeme. İki ya da daha çok ulusun katıldığı kılıçoyunu yarışmaları için seçilen kurul. (yalnız önemli teknik anlaşmazlıklar konusunda toplanır; uluslararası kılıçoyunu yönetmeliğince kararları kesindir.). Temyiz veya istinaf mahkemesi. Yüksek yargı kurulu. Hukuk, eskrim alanlarında kullanılır. Üstyargılık. Yargıtay.

Court of appeals : Temyiz mahkemesi. Yargıtay. Adli dava yargılayan mahkeme. İstinaf mahkemesi.

 

İngilizce Court of criminal juridiction Türkçe anlamı, Court of criminal juridiction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Court of criminal juridiction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abduction : Adam kaldırma. Dışaçekim. Kız kaçırma. Zorla kaçırma. Adam kaçırma. Kaçırma (bir kimseyi). Abdüksiyon. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). (kas) dışarı çekme.

Aggravating circumstances : Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler.

Administration of justice : Adalet yönetimi. Kaza uygulamaları. Adliye. Yargı. Yargı idaresi.

Abstention : Sakınma. Çekimser kalma. Kaçınma. Uzak durma. Vazgeçmek. Oy vermeme. Çekimserlik. Çekimser oy. Çekinme.

Administrative districts : Kaza. İdari bölge. İlçe. İdari bölüm.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Annulment : Kaldırma. Evliliğin iptali. Yokarma. Yürürlükten kaldırma. İhlal etme. Fesih. Iskat. Bozma. İlga.

Act of witness : Tanıklık.

Allegation : İtham. İleri sürme. İthamname. Suçlama. İddia. Sav. Bahane. Özür. Mazeret.

Abstainer : Çekimser. Sakınan kişi. Çekimser kalan biri. Müstenkif. İçki içmeyen biri. Oy vermeyen biri. İçki içmeyen kimse.

Court of criminal juridiction synonyms : accused, absente, acts contra bonos mores, a wide saloon, administer an oath, abetment.