Crazy türkçesi Crazy nedir

Crazy ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are crazy about each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerine divane oluyor.

English: Ali is crazy about Mary.
Turkish: Ali Mary'ye deli oluyor.

English: Ali is either crazy or on drugs.
Turkish: Ali ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.

English: Ali is crazy about fishing.
Turkish: Ali balık avlamayı çok seviyor.

English: Ali ran like crazy to catch the last train.
Turkish: Ali son trene yetişmek için deli gibi koştu.

Crazy ingilizcede ne demek, Crazy nerede nasıl kullanılır?

Crazy about : Tutkun. Delisi.

Crazy bone : Dirsekte bir şeye çarpınca kolun karıncalanmasına sebep olan sinirin geçtiği yer. Dirseğin çarpması sonucu karıncalanmaya neden olan yer. Ağrıya duyarlı olan dirsek kısmı.

Crazy chick disease : Civciv ensefalomalazisi. Deli civciv hastalığı. İki-dört haftalık genç piliçlerde e vitamini yetersizliğine bağlı olarak oluşan, beyinde kanama ve nekrozlarla belirgin, eş güdüm bozukluğu, opistotonus, çırpınmalar ve ölümle belirgin hastalık, civciv ensefalomalazisi.

Crazy for : Delisi.

Crazy idea : Çılgın düşünce. Çılgın fikir. Çılgın kavram.

 

Drive me crazy : Beni delirtiyor. Beni deli ediyor. Bana kafayı yedirtiyor. Beni çıldırtıyor.

Drive crazy : Deli etmek. Delirtmek. Çıldırtmak.

Be crazy about : Hasta olmak. Deli olmak. -e bayılmak. Divane olmak.

Crazy talk : Deli saçması.

Acting crazy : Delilik. Çılgınca davranmak. Delicesine hareket etmek. Cinnet.

İngilizce Crazy Türkçe anlamı, Crazy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crazy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crackers : Bir tahtası eksik. Üşütük. Şekersiz biskuvi.

Bedlamite : Akıl hastası.

Dippy : Kuş beyinli. Mankafa.

Bats : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) bölümünden, tek uçabilen memeliler olup ön ayak parmakları çok uzun, ön parmaklar ve ön bacaklar arasına gerili ince deri vücudun yanları boyunca art bacaklara, bazen kuyruğa kadar uzanan ve kanat görevini taşıyan, bazıları kuyruklu, bazılarının parmaklarında emici safihalar bulunan, vücutları yumuşak ve sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, gözleri küçük ve iyi gelişmemiş, parmaklarında çengel tırnakları olan ve dinlenme sırasında aşağıya doğru asılı duran, en uzun kış uykusuna yatan, gece faal olan bir takım. Üşütük. Deli (argo terim). Yarasalar. Bir tahtası eksik.

Unsound mind : Divane. Akıl hastalığı. Akıl hastası. Akli dengesi yerinden olmayan.

Maniacs : Akıl hastası.

Balmier : Huzur veren. Hoş kokulu. Şeker gibi. Sıcacık ve hoş (rüzgar vb.). Sakin. Yumuşak ve ılık (hava). Dinlendirici. Ilık. (hava) yumuşak.

Blockheaded : Kafasız. Dangalak. Budala. Mankafa. Et kafalı. Aptal. Ahmak.

 

Scrappiest : Artıklardan oluşan. Bölük pörçük. Kavgacı.

Berk : Mankafa. Gerizekalı. Kalın kafalı. Aptal. İdiot. (britanya argosu) aptal. Ahmak. Öküz. Beyinsiz.

Crazy synonyms : demoniacs, looney, distraught, dizzily, softheaded, bereft of reason, berserks, looniest, chattery, buffoonish, disturbed, gaga, dippiest, enamoured, asininely, sickler, bonkers, battier, barking, scratchier, sickest, dizziest, berks, brainsick, shambolic, possessed, breakage, unhinged, cleavage, patchy, smitten, chappy, maniac.

Crazy zıt anlamlı kelimeler, Crazy kelime anlamı

Sane : İnsaflı. Akla yatkın. Aklı başında. Akıllıca. Makul. İyi düşünebilen. Akıllı. Mantıklı.

Practical : Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, tatbiki, pratik, ameli. Uygulamalı. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Sahne üzerinde değişik düzey elde etmek için çeşitli yükseklikte yapılan düzey. Yalnız düşünce alanında kalmayıp eyleme dönüşen, uygulanabilen. Yükselti. Kılgısal. Denence(li). İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri.

Crazy ingilizce tanımı, definition of Crazy

Crazy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unsafe. Decrepit. Shaky. Broken. Characterized by weakness or feebleness. Falling to decay.