Credit union türkçesi Credit union nedir

  • Kredi sandığı.
  • Kredi kooperatifi.
  • Kredi birliği.
  • Üyelerinden mevduat kabul eden, onlara kredi veren, kar amacı gütmeyen, kooperatif veya kooperatif gibi çalışan örgütler. krş. kredi kooperatifleri.
  • İktisat alanında kullanılır.

Credit union ingilizcede ne demek, Credit union nerede nasıl kullanılır?

Credit : Alacak. Alacaklandırmak. Alacaklarıdırma. Kredisine yazmak. Yüksek öğrenim gören öğrencilerden burslu ve parasız yatılılar dışında kalanlara devlet, kamu kuruluşları ya da özel kuruluşlarca verilen ödünç para. Kazanç. Bir parayı, sayışımın alacaklı bölümüne yazma. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenilen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak, bir yarı-yıl ya da bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini niceliksel olarak gösteren birim. Bir paranın ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesini karşı taraftan isteme hakkı. bilançonun aktifinde yer alan ve vadesi gelince kazanılacak para. Saygınlık.

Union : Birleşme. Rakor. Darülaceze. Bağlaşma. Sendika. İttifak. İl, kent ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin, bir ya da birden çok sayıdaki görevlerini daha iyi yerine getirmek amacıyla, yasalar uyarınca kimi kaynak ve örgenlerini birleştirerek oluşturdukları örgüt. birliklerin de, kent yönetimleri gibi, başkanları, genel kurulları ve yönetim kurulları bulunur. Birleştirme. Birlik. Vida yuvası.

 

Credit account : Kredi hesabı. Müşteriye alışverişte bulunması için belirli sınırlar çerçevesinde açılan hesap. bankaların, cari hesap koşulları çerçevesinde kendisiyle sürekli olarak ticari ilişkide bulunan kişilere açtığı kredi türü. kredi kartına bağlı olarak belli sınırlar içinde açılan hesap. Açık hesap. Hesabın alacak tarafı.

Credit advice : Alacak dekontu.

Credit agency : Kredi kuruluşu. Kredi kurumu.

Credit agent : Sigorta acentesi.

İngilizce Credit union Türkçe anlamı, Credit union eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Credit union ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Credit union synonyms : a change in individual demand, credit cooperative, ability rent, a shift in demand, a type mutual funds, a pass through certificate, a shift in supply.