Criticise türkçesi Criticise nedir
- Tenkit etmek.
- İyi ve kötü nitelikler hakkında değerlendirme yapmak (ayrıca criticize olarak da yazılır).
- Yargılamak.
- Eleştiride bulunmak.
- Olumsuz noktaları üzerinde durmak.
- Eleştirmek.
- Azarlamak.
- Eleştiri yöneltmek.
- Kınamak.
- Atıp tutmak.
- Eleştiri getirmek.
Criticise ile ilgili cümleler
English: Sometimes critics don't know what they criticise.
Turkish: Bazen eleştirmenler neyi eleştirdiklerini bilmiyorlar.
English: If you want to criticise other people, first you must improve your own methods.
Turkish: Diğer insanları eleştirmek istiyorsanız öncelikle kendi yöntemlerinizi geliştirmek zorundasınız.
English: The stimulus package was heavily criticised.
Turkish: Teşvik paketi ağır biçimde eleştirildi.
Criticise ingilizcede ne demek, Criticise nerede nasıl kullanılır?
Criticiser : Eleştiren kimse. Kusur bulan kimse. Yargılayan kimse (ayrıca criticizer). Değer biçen kimse.
Criticises : Atıp tutmak. Azarlamak. Olumsuz noktaları üzerinde durmak. Eleştiride bulunmak. Tenkit etmek. Kınamak. Eleştiri getirmek. İyi ve kötü nitelikler hakkında değerlendirme yapmak (ayrıca criticize olarak da yazılır). Eleştiri yöneltmek. Eleştirmek.
Criticisable : Eleştirilebilir. Eleştirilebilen (ayrıca criticizable).
Criticising : Eleştirme.
Criticism : Kritik. Eleştirme. Bir oyunu, dünya görüşü, sanatsallığı, toplumsal katkısı, sahneye konuşu, oyunculuğu ve plastik değerleri açılarından değerlendirme işlemi. Eleştiri. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Eleştirmenlik. Tenkit. Kınama. Eleştirimcilik. Bir oyunun, yapılan sanat, estetik, teknik, dünya görüşü ve toplumbilim, sahneye koyuş, oynanış, dekor, kostüm, rol psikolojisi vb. yönlerinden herhangi biri, birkaçı, ya da tümü yönünden bakarak yapılan değerlendirme.
Barrage of criticism : Yaylım ateşi. Eleştiri yağmuru. Büyük oranda eleştiri ve katılmama.
Favorable criticism : Faydalı geri besleme. Beğenerek genel bakış. Olumlu görüş. Olumlu eleştiri.
Direct criticism : Eleştiri yöneltmek.
Film criticism : Bir filmin sanat, estetik, uygulayım, düşüngü, toplumbilim yönünden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. tv. bir televizyon izlencesinin aynı yönlerden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. Film eleştirmenliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema eleştirmenliği. Eleştiri.
Harsh criticism : Sert eleştiri. Ağır eleştiri. Keskin eleştiri. Acımasız eleştiri. Acı veya ağır eleştiri.
İngilizce Criticise Türkçe anlamı, Criticise eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Criticise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Belabor : Lafı uzatmak. Dövmek. Çok uzatmak. Pataklamak. Pataklamak (argo terim). Benzetmek. Uzatmak. Üzerinde fazla durmak.
Savage : Yabanıl. Çok sinirli. Vahşice saldırmak. Gözü dönmüş. Savak. Parçalamak. Tepesi atmış. Vahşice ısırmak (hayvan). Tepelemek (hayvan). Canavar ruhlu.
Reason : Akıl. -den sonuç çıkarmak. Düşünüp taşınmak. Sonuç çıkarmak. Akıl yürütmek. Çözmek. Muhakeme etmek. Sağduyu. Etraflıca düşünmek. Sebep.
Pick apart : Hata bulmak. Çürütmek (savı). Yanlış bulmak. Çekiştirmek. İnsafsızca eleştirmek. Olumsuz eleştirilerde bulunmak. Paramparça etmek.
Anathematizing : Aforoz etmek. Yasaklamak. Afaroz etmek. Kiliseden aforoz etmek. Lanetlemek.
Anathematized : Afaroz etmek. Aforoz etmek. Lanetlemek. Yasaklamak. Kiliseden aforoz etmek.
Chastised : Dövmek. Dayak atmak. Cezalandırmak (dayakla). Suçlamak (ağır biçimde). Yerden yere vurmak.
Assault : Ani saldırı. Tartaklamak. Taarruz etmek. Aniden ve vahşice saldırmak. Tecavüz. Tecavüz etmek. Üstüne varmak. Irza geçmek. Hücum. Saldırmak.
Boasts : Kendini övmek. Böbürlenmek. Övünç kaynağı. Sahip olmaktan gurur duymak. Övünmek. Övünme. Büyük konuşmak. İftihar etmek. Övünç.
Comment : Düşüncesini açıklamak. Tefsir etmek. Söz söylemek. Açımlamak. Yorumlamak. Hakkında yorumda bulunmak. Açıklama. Yorum yapmak. Değerlendirmek.
Criticise synonyms : harsh on, animadverting, decree, carps, reprehend, come down, boast, hearsing, blames, crucify, adjudicatio, gasses, attack, assail, berated, carp, round, basted, take to task, ranted, rant, bragged, blame, pass judgment, rag, castigated, judge, reprimand, reproof, censures, fix the blame on, belittle, direct criticism.
Criticise zıt anlamlı kelimeler, Criticise kelime anlamı
Flatter : Okşamak. Yağ yakmak. İyi göstermek (kendisini vb). Göklere çıkarmak. Gururunu okşamak. Yaltaklanmak. Olduğundan güzel göstermek. Dalkavukluk etmek. Kompliman yapmak. Pohpohlamak.
Praise : (allah'a) hamdetmek. Tesenna. Övgü. Övmek. Methetmek. Övme. Şükretmek. Gururunu okşamak. Şükran. Hamdetmek.
Criticise ingilizce tanımı, definition of Criticise
Criticise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pass literary or artistic judgment upon. To criticise a picture. Formerly used with on or upon. To pass literary or artistic judgment. To examine and judge as a critic. As, to criticise an author. To play the critic. To act as a critic.

Bu kısımda Criticise kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Criticise ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Criticise anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Criticise ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.