Cross over türkçesi Cross over nedir

  • Çapraz tepkime.
  • Üzerinden geçirmek.
  • Üstünden geçmek.
  • Çaprazlama geçiş.
  • Üstünden geçirmek.
  • Karşıya geçmek.
  • Üzerinden geçmek.
  • Karşıdan karşıya geçmek.

Cross over ile ilgili cümleler

English: Women and girls would cross over the street rather than meet him.
Turkish: Kadınlar ve kızlar onunla karşılaşmaktansa caddeyi geçmeyi tercih ederler.

Cross over ingilizcede ne demek, Cross over nerede nasıl kullanılır?

Cross : Çarpı. Geçişmek. Hilekar. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Çapraz. Haç. Dargın. Düzenbaz.

Over : Üzerine. Yukarıda. Bitmiş. Sona ermiş. Aşkın. Yukarıya. Üzerinden. Fazla. Devirmek. Üstüne.

Cross a check : Çizgili çek düzenlemek. Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek.

Cross action : Mütekabil dava. Karşı dava. Mukabil dava. Karşılıklı dava.

Cross appeal : Mukabil temyiz talebi. Mukabil temyiz isteği. Mukabil itiraz. Karşı temyiz talebi. Karşı itiraz.

Cross arm : Çapraz kol.

İngilizce Cross over Türkçe anlamı, Cross over eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Cross over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pass over : Aşmak. Boş vermek. Es geçmek. İhmal etmek. Geçmek. Aldırmamak. Yararlanmak. Göz yummak. Aşırmak.

Walk through : Soğuk sınama. Gidiş yolu. Oyuncuların her çekimdeki devinimleri yinelemesi, uygulamanların bu devinimleri izlemesi, yönetmenin bunlarla ilgili açıklama ve düzeltmeleri yapmasına dayanan sınama. Bir evden taşınılırken ev sahibinin kiracıyla beraber yaptığı kontrol. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İnceleyerek gezmek. Bir televizyon programının kameralar olmadan yapılan provası. Şöyle bir incelemek. Oyuncuların bir oyunun sahnelerini tiyatro platformuna çıkarak yaptıkları ilk prova. İlk prova.

Crossest : Çarmıh. Karşıt. Dargın. Kesişmek. Düzenbaz. Öbür tarafına geçmek. Geçirmek. Hilekar. Çapraz. Kızgın.

Cross : Yüksek organizmalarda, genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme. mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan, virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi. Çarmıh. Kesiştirmek. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Hilekar. Aksi. Kesişmek. Dargın. Düzenbaz.

Work over : Değişiklik yapmak. Bir daha yapmak. Hırpalamak. Pataklamak.

Fly over : Üzerinden uçmak. Uçarak üzerinden geçmek. Üstgeçit. Bir yolun iki yanını, basamaklarla yükseltilmiş bir bağlantı ile birleştiren ve yayaların - yoldaki taşıt dolaşımının çekinceleriyle karşılaşmaksızın - karşıdan karşıya geçmelerini sağlayan geçit.

 

Bestridden : Ayaklarını açıp oturmak. Aşmak. Üzerine binmek. Bacaklarını ayırarak binmek. Her iki yakasında olmak. Her iki tarafında uzanmak. Ata biner gibi oturmak. Hükmetmek. Her iki tarafında bulunmak.

Bestriding : Her iki yakasında olmak. Her iki tarafında uzanmak. Hükmetmek. Aşmak. Üzerine binmek. İdare etmek. Ayaklarını açıp oturmak. Ata biner gibi oturmak. Bacaklarını ayırarak binmek. Her iki tarafında bulunmak.

Bestrides : Aşmak. İdare etmek. Her iki tarafında bulunmak. Her iki tarafında uzanmak. Üzerine binmek. Hükmetmek. Ayaklarını açıp oturmak. Bacaklarını ayırarak binmek. Her iki yakasında olmak.

Retraces : İzini takip etmek. Geri akma. Tekrarlamak. Kökenine inmek. İzini takip ederek kaynağına gitmek. Tekrar çizmek (bir çizginin üstünü). Kaynağına inmek. İz sürerek geri gitmek. Kaynağına gitmek.

Cross over synonyms : retraced, retrace, bestrode, top, bestride, be in the clear, walk across the street, hump, retracing.