Cruder türkçesi Cruder nedir

Cruder ingilizcede ne demek, Cruder nerede nasıl kullanılır?

Crude ash : Ham kül. Yem maddesinin genellikle 550 0c’de 4-5 saat süreyle yakılmasıyla elde edilen, az bir miktar organik madde kalabilen bünyesindeki minerallerden bazıları uçabilen ve bünyesinde bulunmadığı halde dışarıdan karışmış kum vb. bulunabilen kül, hk. Hk.

Crude ash analysis : Ham kül tayini. Yemlerdeki inorganik madde miktarını belirlemek amacıyla yapılan ve darası alınmış porselen krozeye konulan yem örneğinin 550-650 oc’de 4-5 saat süreyle kül fırınında yakılması, krozelerin fırından alınarak desikatörde soğuduktan sonra tartılması ve daha sonra eldeki veriler formüle koyularak hesaplanması işlemi.

Crude birth rate : Belli bir çoğanın doğurganlık hızını ölçen ve yıllık doğum sayısının toplam çoğaya oranını binde olarak dile getiren ölçüm, bk. doğurganlık, kaba ölüm hızı. Kaba doğum hızı. Ham doğum oranı. Bir sene içinde her bin kişiye isabet eden doğum sayısı.

Crude cellulase : Ham selüloz. Hs.

Crude death rate : Kaba ölüm oranı. Bir sene içinde her bin kişiye isabet eden ölüm sayısı. Kaba ölüm hızı. Belli bir çoğanın ölümlülük hızını ölçen ve yıllık ölüm sayısının toplam çoğaya oranını binde olarak dile getiren ölçüm. bk. ölümlülük, kaba doğum hızı.

 

Crude fibre : Ham elyaf.

Crude petroleum : Ham petrol. Petrol.

Crude oil : Tasfiye edilmemiş akaryakıt. Ham petrol. Yer kabuğundan çıkartılan gaz, sıvı ve katı hidrokarbonların kara-kahverenkli, yanıcı, koyu bir karışımı. Petrol. Yeryağı.

Crude measure : Kaba ölçüm. Nesneler ya da özellikler arasında sayıyla dile getirilemeyen ya da salt bölütleyici ayrımlar gözeten ölçüm türü. bk. bölütleme, nitel ölçme.

Crude protein : Yemlerin kimyasal analizlerinde kjeldahl yöntemiyle bulunan azotun 6, 25 faktörüyle çarpılması sonucu elde edilen, gerçek protein ve amonyak, amino asit ve nitratlar gibi azot içeren maddeleri kapsayan yemdeki azotlu maddelerin toplamı, hp. Sülfürik asitle yakılan yemlerden amonyağın açığa çıkarılıp bunun hidroklorik asitle titre edilmesiyle edilen azot miktarı. Hp. Ham protein.

İngilizce Cruder Türkçe anlamı, Cruder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cruder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barbarous : Barbar. Barbarca. Yontulmamış. İnsanlık dışı. Yabancı. Haşin. Görgüsüz. Vahşi. Uygarlaşmamış.

Instruct : Yol göstermek. Haber vermek. Okutmak. Görevlendirmek. Öğretmek. Bilgi vermek. Bilgilendirmek. Direktif vermek. Emretmek. Emir vermek.

Immature : Olgun olmayan. Gelişmemiş. Olmamış. Olgunlaşmamış. Cinsel olgunluğa ulaşmamış. tam gelişmemiş. İmmatür. Toy. Seksüel olgunluğa ulaşmamış.

Cut and dried : Eski. İç karartıcı. Sıkıcı. Önceden planlanmış. Hazır. Sıradan. Bayat.

 

Ruder : Bet (ses). Engebeli. Saygısız. Beceriksiz. Kulağı tırmalayan. Gürbüz. Vahşi (bölge). Sapasağlam.

Arcadias : Oklahoma eyaletinde şehir. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kaliforniya eyaletinde şehir. Pastoral. Sakin. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Kırsal cennet. Sade.

Barbarians : Gaddar. Zalim. Yabancı. Uygarlaşmamış. Vahşi. Uygarlaşmamış kimse. Barbar.

Barbarious : Medeniyetsiz. Vahşi. Yabani. Kibar olmayan. Barbar. Kültürsüz. Zalim.

Direct : Sahneye çıkartmak. Kesin. Düz. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Direktif vermek. Yol göstermek. Doğru. Yöneltmek. Adres yazmak (gönderiye). Yönetmenlik yapmak.

Cruder synonyms : marching orders, incult, crudest, disrespectful, beneath criticism, abrupt, immatures, elementary, rudest, balds, as dull as ditch water, calvish, roughest, request, beastly, nonliterate, require, rough, bullate, arcadia, audacious, say, bidding, scurrile, inurbane, inexperienced, embryonic, aboriginal, impolite, rawer, preliterate, disobliging, elemental.

Cruder zıt anlamlı kelimeler, Cruder kelime anlamı

Skilled : Becerili. Yetişkin. Teknik bilgisi iyi olan. Kalifiye. Usta. Deneyimli. Yetenekli. Eli yatkın. Vasıflı. İşini iyi yapan.

Decent : İnce. Kibar. Hoş. Kabul edilebilir. Tatmin edici. Dürüst. Oldukça iyi. Usturuplu. Hoşgörülü. Alçakgönüllü.