Cura nedir, Cura ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Yaban ördeği yavrusu.
Dost, arkadaş, sevgili.
Tiz ses.
Ufak tefek, gelişmemiş.
Ciro
Doğan.
Küçük zurna,
Erkek atmaca.
Arıların baş oğuldan sonra verdikleri oğul.
Diğer sözlük anlamları:
Tanbura benzer üç telli saz
Cılız, çelimsiz, ufak tefek; küçük, yavru
Cura isminin anlamı, Cura ne demek:
Erkek ismi olarak; Dost, arkadaş, sevgili. Güzel, ahenkli ses. Ufak tefek, çelimsiz. Küçük zurna. Atmaca, doğan.
Bilimsel terim anlamı:
Saz ozanlarının kullandıkları dört telli, kısa kollu küçük bir saz. ("bulgari" diye de adlandırılır).
Cura hakkında bilgiler
Cura, Yörük halk çalgılarından biridir. Akdeniz ozanları tarafından çoklukla kullanılan bu çalgının uzunluğu 55-60 cm kadardır ve bağlama ailesinin en küçük çalgısıdır. Cura genellikle altı, beş, dört ya da üç tellidir. İki telli curalar da vardır. Bu curaların alt teli "la", üst teli "re" sesine ayarlanmıştır. Curaların tekne derinlikleri ile göğüs genişlikleri 15 cm dolayındadır. Sap uzunlukları ise 40 cm kadardır. Sapın ucundaki burgu denen anahtarlarla çalgı akort edilir. Dört telli curalarda üstteki tel ahenk telidir. Öbür teller bu ahenk telinin sesine ayarlanır. Sapları kısa olduğu için curalarda az sayıda perde bulunur.
Cura mızrapla ya da tellere parmakla vurularak çalınır. Ama genel olarak tek başına çalınan bir çalgı değildir. Yaygın olarak öbür sazlarla birlikte çalınır. Bağlamanın bir oktav tizine ayarlanan sesi, öbür sazların içinde belirginleşerek ezgiye hareket ve renk katar. Oyun havalarının kıvrak ve hareketli çalınış biçimine uygun bir çalgıdır.
Curalar büyüklüklerine göre değişik adlar alır. Curadan biraz büyük olanlara "cura bağlama" denir. Sesi curadan daha kalın olan cura bağlama en yaygın kullanılan cura türüdür. "Cura cura" ya da "cura zurna" adıyla bilinen tür ise curadan daha küçüktür ve sevimli görünüşü nedeniyle süs eşyası olarak çokça kullanılır.
Cura tanımı, anlamı:
Mızrap : Telli çalgıları çalmaya yarayan, kemik, maden, plastik veya özellikle kiraz ağacından yapılmış olan alet, çalgıç, tezene, pena.
Halk : Yaratma. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
Küçük : Niceliği az olan. Değersiz, önemsiz. Küçük abdest. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Geri aşamada. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı.
Cura zurna : Bir tür küçük zurna.
Curacı : Cura yapan veya çalan kimse.
Atmaca : Kartalgillerden, ava alıştırılabilen küçük bir yırtıcı kuş, akkuş (Accipiter nisus).
Ufak : Boyutları normalden küçük. Önemsiz, çok az. Yaşça daha küçük olan. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan.
Tefe : Dokuma tezgâhında tarağı tutan ağaç veya metal parça.
Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.
Yörük : Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı, Türkmen.
Çalgı : Çalgı çalma, müzik. Müzik topluluğu. Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman.
Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.
Bir : Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Beraber. Bir kez. Tek. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sadece. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
Tür : Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Dolaşma. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.
Curadan : Su oluğu.
Curafya : Coğrafya
Curaki : Koyun ve sığırların iç yağı.
Curali : Yozgat şehrinde, Çayıralan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Curasız : Ufak tefek, gelişmemiş.
Curatsız : Ufak tefek, gelişmemiş.
Diğer dillerde Cura anlamı nedir?
İngilizce'de Cura ne demek? : [Cura] v. clean out; muck out, scrape clean
n. care, heed; custody, charge; cure, treatment
v. cure, treat, heal, doctor, medicate, nurse, take care, attend; edit


Bu kısımda Cura nedir? Cura ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cura tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cura hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.