Cutin türkçesi Cutin nedir

  • Kütin.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bitkilerin toprak üstü kısımlarında epidermis hücreleri tarafından meydana getirilen koruyucu mumsu madde. yüzeydeki hücrelerin üzerinde kütikula olarak ayrı bir tabaka oluşturan, bazı meyvelerin (üzüm, erik vb.) ve yaprakların üzerinde kolayca fark edilen, suyu geçirmeyen bir madde. kütikula.
  • Bitkilerde görülen balmumuna bezeyen madde (botanik terimi).

Cutin ingilizcede ne demek, Cutin nerede nasıl kullanılır?

Cutine : Kütin. Kutin.

Cutinization : Kütinleşme. Kutinizasyon.

Cutins : Kütin.

Electrocuting : Elektrik vererek idam etme. Elektrik vererek öldürme. Elektrikle idam etmek.

Executing : Yürütme. Yapmak. Ortaya koymak. Yerine getirmek. Gerçekleştirmek. Düzenlemek. Sergilemek. İnfaz etmek. İdam etmek.

Cuticular : Kutiküler. Üst deriye benzeyen. Üst deriye ait veya ilişkin.

Cuticles : Tırnakların çevresindeki ölü deri. Yaprak üst zarı. Tırnak çevresindeki ölü deri. Üstderi. Kutikül. Epiderm. Kütikül. Üst deri.

Cuti : Resim seçiciye, belli bir alıcının verdiği resme bağlantı yapması için verilen komut. (alıcının ya da bunun bağlı olduğu denetliğin sayısı eklenerek "bire geç!, üçe geç ..." biçiminde söylenir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geç.

Persecuting : Sıkıntı vermek. Zulüm yapmak. Zulüm etmek. Eziyet etmek. Canını yakmak. Rahat vermemek. Gadretmek. İşkence etmek. Acı çektirmek. Rahat bırakmamak.

 

Cuticle scissors : Manikür makası. Manikür pensi.

İngilizce Cutin Türkçe anlamı, Cutin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cutin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Akasya sakızı. Mimoza.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

 

Aardvark : Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Cutin synonyms : plant substance, plant material, cutins, aardvarks, abacus bodies, a chromosome, a cells, aardwolf, cutine, a cell, abiotic environment.

Cutin ingilizce tanımı, definition of Cutin

Cutin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A waxy substance which, combined with cellulose, forms a substance nearly impervious to water and constituting the cuticle in plants. The substance which, added to the material of a cell wall, makes it waterproof, as in cork.