Cytopatic türkçesi Cytopatic nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Hücreye zarar veren ya da hastalanmasına neden olan.
- Sitopatik.
Cytopatic ingilizcede ne demek, Cytopatic nerede nasıl kullanılır?
Cytopathic effect : Sitopatik etki. Virüs enfeksiyonunu takiben hücre kültürlerinde gözlenen mikroskobik değişiklikler, cpe.
Cytopathic virus : Hücre kültürlerinde belirli bir kuluçka süresi sonunda sitopatik etki gösteren virüsler. Sitopatik virüs.
Bovine granulocytopathy syndrome : Holştayn ırkı sığırlarda, gelişme geriliği, deri yangısı, ağız ülserleri, anemi, lökositozis, lenf yumrularında fibrozis, kalıcı nötrofilik lökositozisli anemi ve tekrarlayan enfeksiyonlarla belirgin kronik seyirli, çekinik kalıtsal bir hastalık. Sığırların granülositopati sendromu.
Canine granulocytopathy syndrome : Köpeklerin granülositopati sendromu. Köpeklerde nötrofil lökositlerin bakterisidal görevlerindeki yetersizlik, nötrofili ve tekrarlayan enfeksiyonlarla belirgin, özellikle irlanda setter ırkında görülen, kalıtsal hastalık.
Granulocytopathy : Granülositopati. Granülosit serisindeki hücrelerin herhangi bir bozuluğu.
Cytoplasm : Stoplazma. Sitoplazma. Hücre zarı içindeki çekirdek hariç bütün protoplazma kitlesi, hiyaloplazma, sitozol. Göze sıvı. Hücre zarı içindeki çekirdek hariç bütün canlı kısım. sitozol, hiyaloplazma. Hücre protoplazması. Göze sıvısı. (biyoloji terimi) hücre protoplazması (nükleus ve zar dışında bulunan).
Cytoplasma : Sitoplazma. Hücrenin çekirdek zarıyla hücre zarı arasındaki temel plazma, organeller ve sitoplazma inklüzyonlarından oluşan ve yaşayan hücrelerin tüm içeriğini yansıtan bölümü, protoplazma, sitozom.
Cytoplasmic droplet : Spermiogenezis sırasında spermatidin kuyruğu biçimlenirken spermatidin boyun kısmında görülen sitoplazma artığı. spermatozoonda sitoplazmik damlacığın görülmesi spermatozoonun olgunlaşmadan atıldığının göstergesidir. Sitoplazmik damlacık.
Noncytopathic virus : Hücre kültürlerinde sitopatik etki göstermeyen virüsler, ncpv. Sitopatik olmayan virüs.
Cytopharynx : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hücre yutağı. Bazı bir hücrelilerde ağızdan iç plazmaya doğru uzanan tüp biçiminde bir yapı. sitofarinks. Kimi tek hücrelilerde ağızdan iç plazmaya doğru uzanan tüp biçimindeki yapı, sitofarenks. Sitofarenks.
İngilizce Cytopatic Türkçe anlamı, Cytopatic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cytopatic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Aardvark : Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Cytopatic synonyms : aardvarks, acacia, aardwolf, abiotic environment, a protein, abambulacral area.

Bu kısımda Cytopatic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cytopatic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cytopatic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cytopatic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.