Düzeni nedir, Düzeni ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İki tepe arasındaki düz yerler, vadi.

Düzeni ile ilgili Cümleler

  • Her şey mükemmel çalışma düzeni içinde.
  • Düzeni değiştirmek için çalışalım.
  • Windows'un Çalışma Grubu 3.11 için tek eksik özelliği Türkçe klavye düzenidir.
  • Dünyadaki ekonomistler yeni bir ekonomi modeli bulmadıkça sömürge düzeni devam ettikçe savaşlar çıkarlar uğruna yapılmaya devam edecek.
  • Çağların yeni düzeni.
  • Fahişelik, kumar, uyuşturucu madde kullanımı, sarhoşluk, düzeni bozmak ve diğer yasadışı etkinlikler kesinlikle yasaklanmıştır.
  • Japon yazım düzeni çok karmaşıktır, iki binden fazla karakteri olan üç tane alfabe vardır.
  • Düzeni değiştirmemiz gerekiyor.
  • Biz düzeni kötüye kullanmıyoruz.
  • İmanlı insanlar, doğadaki düzeni ve Tanrı'nın yüceliğini anlamak için matematiğe yönelirler.
  • Benim düzenimi çok bozuyorsunuz.
  • Para yeni dünya düzeninin tek Tanrı'sıdır.
  • Düzeni yeniden kuramazsan seni istifaya davet edeceğim.

Düzeni tanımı, anlamı

Düze : Doz

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

 

Akım düzeni : Akarsu akımının yıl boyunca gösterdiği iniş çıkışlar.

Ardaşık deney düzeni : Deney kümesinin önce sonra gözlemiyle yetinen ve zaman boyutunu korumakla birlikte denetim kümesini elemiş olan eksik deneyleme tasarısı, bk. eksik denetimli deney.

Ayrık yapı düzeni : Hiçbir yanından, komşu yerbölümlerdeki yapılara bitişik olmayan yapıların oluşturduğu düzen.

Bağlama düzeni : Bağlama denilen sazın akortlarından biri. Özellikle sesle görüntünün aynı anda ayrı aygıtlarla saptanmasında eşlemenin sağlanması için, birden çok motorun aynı hızla eşlemeli olarak dönüşünü sağlayan elektrik düzeni. Hayvanların boyunlarını kilitlemek amacıyla yapılan, kilitlendiğinde hayvanların hareketlerini sınırlandırarak gözlem veya veteriner hekim müdahalesine imkân tanıyan, metalden veya ağaçtan yapı.

Basamaklar düzeni : Alt-üst ilişkisi içindeki çeşitli aşamaları içeren bir yapı ya da oluşum.

Basınçlı su düzeni : İki geçirimsiz katman arasında kalmış geçirimli katmanda basınç altında bulunan ve insan eliyle açılan kuyularla yeryüzüne fışkırarak çıkan yeraltı suyu.

Bitişik yapı düzeni : İki yanı komşu yerbölümlerdeki yapılara tümüyle ya da yer yer bitişik, aralıksız yapıların başat ya da çoğunlukta olduğu yapı ve bayındırım düzeni.

 

Bulgarı düzeni : Bağlama akortlarından biri.

Bulgur düzeni : Önemsiz, şöyle böyle: Bu iş bulgur düzeni olmuş.

Coghill gelişim düzeni : Genel nitelikte olan tepkilerin ayrılması, özelleşmesi.

Çift metalli güvenlik düzeni : Çabuk su ısıtıcılarında gazın gazibiğinden yanmadan çıkmasını önleyen düzen.

Çok iş düzeni : Bir bilgisayar dizgesindeki giriş-çıkış işlemleri hızının ana işlem birimi hızına göre çok düşük oluşundan yararlanarak ana işlem birimini, birlikte yürüyen birden çok işe sırayla atayan bilgisayar işletim düzeni.

Dans düzeni : Bale gösterisinin düzeni. Bir bale topluluğunu, müzik eşliğinde, kurallara uygun biçimde doğru ve güzel hareketlere oturtma işi. Kurallı dansların düzeni. Bir balet topluluğunu, müzik eşliğinde, konuya ve müziğe uygun bir yolda, teknik ve kavram yönünden doğru ve güzel dans hareketleri içine oturtma işi.

Dans düzeni notlaması : Saptanmış simgeleri içeren dans düzenini gösteren notlar.

Deney düzeni : Deney kümesinin yanısıra denetim kümesinin kullanılıp kullanılmadığına ve "önce" ya da "sonra" gözlemlerinin hangi küme üzerinde yapıldığına göre birbirinden ayrılan deneyleme tasarımlarından her biri.

Dolaşım düzeni : Sürekli açındırma aygıtlarında, eriyiğin bütün tekneleri dolaşmasını, tazelenmesini sağlayan, ısı değiştirgeçleri, tulumbalar, borulardan oluşan dizge.

Dor düzeni : (Mimarlık) Eski Yunan mimarlığında bir tapınak üslûbu. Alt bölümü geniş, üstü dar, ortası şişkince, üzeri yivli sütunlar, bunların üzerinde ince bir plak halinde, kenarları yukarı, dışa taşkın sütun başlıkları vardır. Sütunların altlıkları yoktur. Başlıklar üzerinde bir tabla bulunur. Taban kirişi ile saçak arasında da üçüzyivler ve aynalar yer alır. a. bk. İyon düzeni, Korint düzeni.

Dört iki dört düzeni : Çift orta savunucu ve çift orta akıncı ile oynanan bir oyun düzeni.

Dört üç üç düzeni : Çift orta savunucu ve üç oyun kurucu ile oynanan bir oyun düzeni.

Duvar düzeni : Savunucu oyuna önem veren bir takımın tüm oyuncularını kale önüne çekerek, karşı takıma sayı yaptırmamak için kurduğu engel. (Bir tür futbol oyunu biçimidir.).

Duyuru düzeni : Belli bir ekin üyelerinin nesnel gerçeği yansıtmak üzere koşullanmış oldukları tepkeler dizgesi.

Düzeni yerinde olmak : İşi yolunda olmak.

Düzenine koymak : Bir ölçü aracını, ırakgörürü istenilen koşulları sağlayacak biçimde kurup çalışır duruma getirmek.

Düzgeçiş düzeni : Düzgeçiş mallarına uygulanan gümrük yöntemi, a. bk. düzgeçiş gümrük işlemleri.

Gagalama düzeni : Bir arada bulunan canlı kümeleri içinde saldırganlık ve karşısındakini sindirme gücüne dayanılarak kurulan öncelik ve başatlık düzeni.

Gagalanma düzeni : Sosyal bir hiyerarşi. Özellikle kuşlarda en saldırgan ve baskın olan bireyden aşağıya doğru sıralanma.

Geçici kabul düzeni : Malların, geçici kabul yolu ile yurda sokulmasına ilişkin gümrük yöntem ve yolları.

Geliş sırası düzeni : Kitapların, kitaplığa geliş sırasına göre numaralanıp raflara dizilmesi.

Genel sayışım düzeni : Aynı işi yapan kurumların ya da birçok dalı olan büyük kurum ve işletmelerin sayışımlarını belirli bir anlamda, belirli bir yöntem içinde kesin sınırlarla bölümleyen düzen.

Gönyeburun rendeleme düzeni : Uçları gönyeburun kesilmiş işleri rendelemek için tezgâhın arka mengenesine takılarak kullanılan vidalı düzen.

Hator sütun düzeni : (Mimarlık) Eski Mısır mimarlığında kullanılmış ve başlıklarında boynuzlu Hator tanrısının kabartmaları bulunan sütun düzeni.

Isıtma düzeni : Bir tiyatroyu ısıtmada kullanılan döşem.

İlkel ortaklık düzeni : Bütün insan topluluklarının evrimlerinin çok erken bir aşamasında yaşamış oldukları, üretimin ortaklaşa gerçekleştirildiği, ürünün eşit olarak bölüşülüp tüketimin de ortaklaşa yapıldığı ilk toplumsal-ekonomik düzen.

İnsan uçurma düzeni : Sahnede oyuncuları uçurmaya yarayan mekanik düzen.

İş düzeni : İş yapılan, iş düzenlenen yer.

İyon düzeni : (Mimarlık) Yunan tapınak mimarlığında kullanılmış bir sütun düzeni ve mimarlık üslûbu. Sütun başlıklarında sarmallı süs örgeleri, sütun altlarında ise Dor düzeninden ayrı olarak altlıklar bulunur. Sütun gövdesi yukarıdan aşağıya yivlidir. Bu düzende ayna ve üçüzyivler yoktur. Sütunlar dor düzenindekinden daha yüksek ve incedir.

Kamu düzenine aykırı : Kamunun dirlik ve düzenini bozacak nitelik.

Karşıt denge düzeni : Karşıt denge ağırlıklarının tümünü kapsayan dizge.

Kast düzeni : Kastlardan oluşan toplumsal sınıf yapısı.

Kesit deney düzeni : Biri deney, ötekisi denetim kümesi sayılan iki ayrı kümenin aynı anda gözlenerek karşılaştırılması,,temeline dayanan ve zaman boyutunu elemiş olan eksik denetimli deney düzeni.

Konuşma düzeni : Oyun kişilerinin, oyunun gelişimine yardım edecek yolda birbirleriyle konuşması. Konuşmaların düzenli bir yolda geliştirilmiş bütünü.

Korint düzeni : (Mimarlık) Yunan mimarlığında kengeryaprakları ile süslenmiş sütun başlıklarının kullanıldığı düzen. İyon ve Dor üslûplarından ince sütunları ve çok süslü oluşu ile ayrılır.

Koruma düzeni : Çok hızlı dönen ağaçişleri makinelerinde iş kazalarını önleyici eklentiler.

Kütük düzeni : Bir kütüğü oluşturan tutanakların kendi içlerinde ve aralarındaki ilişkiler bakımından düzenleniş biçimi.

Mantıksal sıra düzeni : Nedensel sıra düzenini saptamak üzere zamandaş oluşum gösteren değişkenler arasında kurulan kuramsal ya da kavramsal öncelik düzeni. bk. nedensel çözümleme, nedensellik ölçütleri.

Mısır dor düzeni : (Mimarlık) Dor düzenini andıran bir eski Mısır mimarlık üslûbu. a. bk. Dor düzeni.

Miri toprak düzeni : Osmanlı İmparatorluğu'nda toprak mülkiyetinin devlete, işleme hakkının çiftçiye ait olduğu ve ordu için asker besleme karşılığında belirli vergileri toplama yetkisinin tımarlı sipahiye verildiği toprak düzeni.

Olgusal sıra düzeni : Bir değişkenin ötekini zaman ya da oluşum sırası içinde öncelemesi. bk. mantıksal sıra düzeni, nedensellik ölçütleri.

Ortak piyasa düzeni : Tarımsal ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaştırılması sürecinin hedef fiyat, müdahale fiyatı ve eşik fiyat ölçütlerine göre ortak tarım politikası ilkeleri çerçevesinde yönlendiren düzenlemeler.

Otomatik ayar düzeni : Bir reaktörün güç büyüklüğünü otomatik olarak ayarlayan ya da bazı koşullarda bu büyüklük değerini otomatik olarak değiştiren donanım.

Oyun düzeni : Yönetmenin bir tiyatro yapıtını anlamlı ve uyumlu bir biçimde sahneye koyma işleminin tümü. Oyun düzeni, oyunculuk, dekor, giysi, donatım, ışıklama ve benzerleri öğelerin oyunun amacını gerçekleştirecek biçimde güzelduyusal bir bütünlüğe ulaşmasını gerektirir. [Bakınız: mizansen].

Oyun düzeni defteri : Bir tiyatro yapıtının sahneye konulmasına yarayan, yönetmenin çalışma notlarını, gerekli çizelgeleri ve uygulayım planlarını ayrıntılı bir biçimde kapsayan uygulama defteri.

Oyun düzeni notları : Oyun düzeni defterinin en önemli kesimi olan ve metnin karşısına yazılan notlarda, yönetmenin oyun için saptadığı yoruma göre, iç ve dış eylemler, hareket çizelgeleri, teknik etmenler üzerine bilgiler yer alır.

Örnekleme düzeni : Araştırma konusu olan evreni, seçilecek örneklemin büyüklüğünü ve çeşidini, örnekleme birimleri ve öteki aynntılarıyla belirten tasar.

Pissu akıtma düzeni : Bir kentte, işyerlerinde ve konutlarda kullanıldıktan sonra kirlenen pissuyun bu suya karışabilen öteki sağlığa dokuncalı atıklarla birlikte, özel borularla denize ya da arıtma yerlerine iletilmesine yarayan dizge.

Renk karıştırma düzeni : Işık odasında bulunan ve çeşitli renkteki ışıkları gerektiği ölçülerde vermeye yarayan düzen ya da denetim masası.

Sahne düzeni yönergesi : Bir oyunun sahne üzerinde hazırlanması sırasında, dekor, ışıklama, etmenler gibi uygulayıma ilişkin işleri yoruma uygun bir biçimde düzenleyen yönerge.

Satımca düzeni : Satış belgelerinin, yapraklar halinde sıra sayılı olması, mürekkeple, makine ile ya da kopyalı kurşun kalemiyle doldurulması en az bir asıl ve bir örnek olarak çıkarılması, baş tarafında, iş iyesi ya da onun adına yetkili kişinin imzası bulunması gibi yasasıyla sınırlanan temel ilkelerini kapsayan düzen.

Sayışım düzeni : Kurum ve işletmelerin sayışımlarını belirli bir anlamda, belirli bir dizge içinde bölümleyen, bu bölümleri kesin olarak sınırlayan ve açıklayan genel düzenleme.

Sıra düzeni : Ölçme konusu olan çeşitli nesne ve özellikler arasında, bir süreklilik üzerinde yapılan değerlendirici yargılar aracılığıyla kurulan sıra ilişkisi ya da basamaklı düzen.

Sıra düzeni etkisi : Bir seçenekli soruda seçeneklerin sıra düzeninin yanıtlar üzerindeki etkisi.

Sıra düzeni ölçütü : Değişkenler arasında nedensellik ilişkisi ararken kullanılan ve birlikte değişme gösteren değişkenlerden bağımsız sayılanın bağımlıyı öncelemesini öngören ölçüt.

Soru düzeni : Bir soru ya da görüşme çizinliğine içbütünlük ve işlerlik kazandırabilmek üzere sorulara verilen uygun sıra düzeni.

Sürgü düzeni : Katları oluşturan oyuncuların bir sürgü gibi kapanıp açılmalarına dayanan oyun biçimi.

Sütun düzeni : (Mimarlık) Eski Yunan ve Roma tapınaklarında sütunların biçim, boy, aralık ve sayılarını belirleyen düzen. a. bk. Dor düzeni, Korint düzeni, İyon düzeni, karmabaşlık düzeni, oran birimi.

Tekgözeli deney düzeni : Denetim kümesini tümüyle elediği gibi, deney kümesi üzerindeki gözlemi "sonra" aşamasına indirerek tek bir gözlemle yetinen ve bu nedenle tam denetimli deneyleme çizgesinde tek bir gözeyle simgelenen deney düzeni, bk. eksik denetimli deney.

Uçma düzeni : Uçma arabasını havada götüren çelik tel ve palangaları kapsayan düzen.

Ulusal bilgi akış düzeni : Bir ülkenin, türlü amaçlar güden çok sayıda bilgi toplama odağında biriken verileri kamusal, yerel yönetimlerin ve öteki kurum ve kişilerin bilgi gereksemelerini karşılamak üzere kamunun yararlanmasına açma amacı güden, bu amacı gerçekleştirmek üzere veri kaynaklarına ilişkin bilgileri derleyen, bu çabanın ürünlerini kılavuz niteliğinde süreli yayınlarla duyuran, giderek verilerin birden çok yerde yinelenerek toplanmasını önlemek ve veri toplama standartları geliştirmek üzere, veri toplayan başlıca kuruluşlar, ülkede oluşmuş veri bankaları, bilgi erişim dizgeleri ve benzerleri veri kaynakları arasında eşgüdüm sağlamaya çalışan bir üstyapı örgütü ve bunun sağladığı hizmetlerin topu.

Uyarı düzeni : Bir tehlike durumunda tiyatro yapısı içindeki kişileri uyaran aygıt.

Üst sınır denetim düzeni : Sıcaklık, basınç ya da bağılnemin istenilmeyen bir değere yükselmesini önleyen denetim düzeni.

Wm düzeni : Ayaktopunda belirli bir takım oyunu biçimi. (Oyuncuların alanda diziliş biçimleri W ve M harfleri biçiminde olduğundan oyun bu adı almıştır.).

Yedek ışık düzeni : Şebekeye bağlı elektrik akımında bir bozukluk olduğunda, kendiliğinden ayrı bir evreden yanan daha az güçte ışık düzeni. Bu düzenin güç kaynağı büyük tiyatrolarda bir üreteç, küçük tiyatrolarda ise bir akımtoplar (akümülatör) dır.

Yol düzeni : Yol kurallarının sağladığı düzen. Eğitim çalışmalarında ve yarışlarda, koşucular bu kurallara titizlikle saygı göstermelidir.

Zaman aralıklı çekim düzeni : Canlı olarak incelenen örneklerde, olayı izlemek için düzenli aralıklarla fotoğraf çekilmesi.

Zorunlu izin düzeni : Yurt savunması ile ilgili konularda, ülkenin ekonomik kalkınması bakımından yasalarda gösterilen koşullarla uygulanan düzen.

Kamu düzeni : Bütün toplumu ilgilendiren düzen.

Kölelik düzeni : Eski çağlarda kölelerin en önemli üretim gücü olarak kullanıldığı rejim.

Savaş düzeni : Savaş alanında birlikler belirli bir düzenleme içinde yerleşme.

Tören düzeni : Tören yapılacak yerde oluşturulan düzen, protokol.

Yağış düzeni : Yıllık ortalama yağış tutarının aylara veya mevsimlere dağılışı.

Diğer dillerde Düzengeç anlamı nedir?

İngilizce'de Düzengeç ne demek ? : regulator, voltage regulator