Dırmaçlanmak nedir, Dırmaçlanmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir yük sırta iple bağlanmak.

Dırmaçlanmak anlamı, kısaca tanımı

Dırma : Geçilemeyecek kadar sık çalılık yer

Dırmaç : Yünden yapılan ve insanın sırtına konulan yükün düşmemesi için koltuk altından geçirilerek bağlanan ip. Sırta bağlanarak taşınan yük. Yükün sarılıp bağlanarak sırta alınacak duruma getirilmesi. Yükün sırta alınması.

Bağlanmak : Bağlama işine konu olmak. Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek. Beklenen şey elde edilmez olmak. Sevmek, içten bağlı olmak. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

 

Sırt : Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Yük : Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi. Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev. Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı. Yüklük. Yüz bin kuruşluk mal veya tutar. Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar. Eşya. Bir şeyin ağırlığı. Doğacak bebek. Tedirginlik veren şey, engel.

Diğer dillerde Dıc anlamı nedir?

İngilizce'de Dıc ne demek ? : disseminated intravascular coagulation