Deals türkçesi Deals nedir

Deals ile ilgili cümleler

English: Ali found a few good deals at the flea market.
Turkish: Ali bit pazarında birkaç iyi alışveriş buldu.

English: He deals fairly with people.
Turkish: O, insanlarla oldukça ilgilenir.

English: A butcher deals in meat.
Turkish: Bir kasap et ticareti yapar.

English: Astronomy deals with the stars and planets.
Turkish: Astronomi yıldızlar ve gezegenler ile ilgilenir.

English: He deals in furniture.
Turkish: O, mobilya ticareti yapar.

Deals ingilizcede ne demek, Deals nerede nasıl kullanılır?

Shady deals : Şaibeli iş veya işlem.

Ideals : İdeal. Amaç. Gaye. Kusursuz örnek. Mükemmel şey. Ülkü. Erek.

Misdeals : Yanlış dağıtma. Yanlış dağıtmak.

Ordeals : Zorlu sınama. Ateşten gömlek. İnsana çok sıkıntı çektiren iş. Çile. İşkence ile sorgulama. Çetin sınav.

Deal a blow : Darbe indirmek. Bir kimseyi veya bir şeyi vurmak. Geçirmek.

Deal with : Müşterisi olmak. -e değinmek. Alıp satmak. Baş etmek. Uğraşmak. Alışveriş yapmak. İş yapmak. İlgili olmak. -i idare etmek. Muhatap olmak.

Deal a blow at somebody : Yumruk atmak.

A great deal of : Birçok. Pek çok. Epey.

 

Deal in : Meşgul olmak. Ticaretini yapmak. Alıp satmak. Ticareti yapmak.

Deal wood : Çam ağacı.

İngilizce Deals Türkçe anlamı, Deals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Care about : Hatrını saymak. Umursamak. Önemsemek. Önem vermek. Aldırmak. Hatır saymak.

Be about : Üzere olmak. Ayakta olmak. Üzere bulunmak. Konu almak. Olmak üzere. Hakkında olmak. Kol gezmek (kötü bir şey).

Come to terms with : Uzlaşmak. İle anlaşmak. Anlaşmak. Kabul etmek (durumu). Kabullenmek. Hesaplaşmak. Boyun eğmek. (durumunu vb) kabullenmek. İle uğraşmak.

Be interested : İlgi duymak.

Banged : Sevişmek. Güm diye çarpmak (argo terim). Çarpmak. Yatmak. Küt diye çarpmak (argo terim). Hızla çarpmak.

Boff : Birini götürmek. Kusmak. Bitirmek. Dizginlenemeyen kahkaha. Gaz çıkarmak. İçten gelen gülme. (tiyatro) seyircilerin kendilerini kontrol edemeden gülmelerine neden olan replik. Son vermek. Büyük gişe başarısına sahip oyun.

Trades : Takas etmek. Ticaret yapmak. Esnaf.

Attack : Hücum. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Dil uzatmak. Atak. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Aşındırmak. Girişmek. Hamle yapmak. Çatmak. Yakalanmak.

Dealt : Uğraşılan.

Discusses : Müzakere etmek. Tartışmak. Konuşmak. Söyleşmek. Görüşmek. Münakaşa etmek. Tadına varmak. Tadını çıkarmak.

Deals synonyms : theologise, be absorbed, beats, approach, agonize, speak to, handle, refer, patronize, attend, spoke to, do by, agonizes, cover, approaches, attend on, brush, be in business, approached, busy oneself, biffs, concern oneself, shop, encompass, be occupied in doing, bang, give it some thought, absorbed in, comprehend, plow, merchandise, referred, be on the rampage.

Deals zıt anlamlı kelimeler, Deals kelime anlamı

Refrain : Nakarat. Sakınmak. Kendini tutmak. Çekinmek. Frenlemek. Geri durmak. Alıkoymak. Kaçınmak.