Trades türkçesi Trades nedir

Trades ile ilgili cümleler

English: I'm a jack of all trades, a real triple threat. They'll try to stop me, but I'll be rising up the ranks in no time.
Turkish: Her işten anlarım. On parmağımda on marifet vardır. Önüme set çekmeye çalışacaklar, ama mevki basamaklarını çabucak çıkacağım.

English: Jack of all trades, master of none.
Turkish: Elinden her iş gelir ama hiç birinde uzman değil.

English: Jack of all trades, and master of none.
Turkish: Bütün meslekleri bilir ama hiçbirinin ustası değil.

English: He is a jack-of-all-trades.
Turkish: O, on parmağında on marifet olan bir kimsedir.

English: Japan trades with many foreign countries.
Turkish: Japonya birçok yabancı ülkeyle ticaret yapar.

Trades ingilizcede ne demek, Trades nerede nasıl kullanılır?

Cross trades : Piyasada yapay bir faaliyet yaratmak amacıyla yapılan düzmece işlemler. Bir broker'ın aynı menkul kıymetle ilgili emirleri tutarak hem alım hem de satım emirlerini aynı anda gerçekleştirdiği işlemler. Düzmece işlemler. Düzme işlemler.

Distributive trades : Dağıtım işi.

Jack of all trades : On parmağında on marifet olan kimse. Becerikli kimse. İyi kötü her işi yapan kimse. Elinden her iş gelen tip. On parmağında on marifet olan kişi. Ticaret konusunda yetenekli. Birden fazla işte başarılı olan. Elinden her iş gelen.

 

The trades : Esnaf. Alize rüzgarları.

Tradescantia : Telgraf çiçeği. Örümcek bitkisi. Bahçe telgrafı. Mor telgraf.

Tradeswoman : Esnaf kadın. Ticaret kadını.

Antitrades : Ters alize rüzgarları. Üstalize. Sabit şekilde doğudan batıya esen ve ticaret rüzgarlarının üstünde yatan rüzgar.

Tradesman : Satıcı. Ticaret erbabı. Tacir. Çarşı esnafı. Meslek erbabı. Tüccar. İşyeri sahibi. Esnaf. Dükkancı. Zanaatkar.

Tradesmen : Esnaf. İşyeri sahibi. Tüccar. Meslek erbabı. Dükkancı.

Tradesfolk : Tüccarlar. Tacirler. Satıcılar. Ticaretle uğraşanlar. Esnaflar.

İngilizce Trades Türkçe anlamı, Trades eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trades ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Merchandise : Mal. Ticari eşya. Ticari mal. Ticaret eşyası. -in ticaretini yapmak. Satışa sunulan mal. Satılık eşya. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Satın almak.

Steam : Buğulamak. Buharla çalışmak. Buhar çıkmak (bir şeyden). İstim. Suyun, ısı etkisiyle gaz halini almış biçimi. Coşturmak. Buhar halinde çıkmak (bir şeyden). Buhar. Buhar çıkarmak.

Cruise : Gezinmek. Ağır ağır gitmek. Turistik gemi yolculuğu. Yol almak. Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe). Seyretmek. Gemiyle gezmek. Dolaşmak. Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Gemi gezisi.

Range : Erişme uzaklığı. Çeşitlilik. Bir aracın, dolu depo ile, yeniden yakıt almadan gidebileceği uzaklık. Bölgede yaşamak. Seri (ürün vb). Boyunca gitmek. Bir küme öğrencinin bir testte elde ettiği en yüksek ve en düşük puanlar arasındaki ayrım. Yayılma alanı. Silsile. Sıralanmak.

 

Slide : Saydam. Kırık kanadı. Savuşmak. Bilgisayar, eğitim, gitar, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Kayma. Lam. Yarı ya da tam karartılmış bir odada bir gösterici ile beyaz perdeye ya da duvara yansıtılarak öğretim etkinliklerinde kullanılan saydam resim. Diyapozitif. Saydam resim. Kayılan yer.

Changes : Haline gelmek. Değiş tokuş etmek. Değişiklikler. Üzerini değişmek. Dönüşmek. Bozmak. Değiştirmek. Bozdurmak. Aktarmak.

Advance : İlerletmek. İlerleme. Geliştirmek. Avans. Yükseltmek. İleri almak. Terfi. Atamak. Yürümek. İleri gitmek.

Bang : Yatmak. Vurmak. Küt diye çarpmak. Şiddetle çarpmak. Güm diye çarpmak. Sevişmek. Küt diye çarpmak (argo terim). Çarpmak. Gürültülü bir şekilde vurmak. Güm diye çarpmak (argo terim).

Pass by : Yolu düşmek. Geçmek. Yürüyerek geçmek. Önemsememek. Yanından geçmek. Geçip gitmek. Olarak tanınmak. Göz yummak. Boş vermek. Aldırmamak.

Go around : Gezinmek. Salgın olmak. Ele almak. Çok kişiye bulaşmak (hastalık). Dolaşmak. Yayılmak. İnsandan insana yayılmak. Herkese yetmek. Yeterince olmak. Etrafında dolaşmak.

Trades synonyms : go forward, move back, move around, pull back, island hop, travel along, come, go across, locomote, go past, rush along, travel rapidly, slice through, travel purposefully, cannonball along, get around, retreat, dealt, roll, angle, race, dickering, job, hasten, rove, jobs, craftman, commerce, storekeeper, ferry, go on, resort, jobbed.

Trades zıt anlamlı kelimeler, Trades kelime anlamı

Advance : Yükseltmek. Öndelik. Terfi. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. Daha önceki bir tarihe almak. Gelişme. Öne sürmek. İleri almak. Gelişmek. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü.

Linger : Uzamak. Can çekişmek. Geçmişte kalmak. Gecikmek. Geçmek bilmemek. (ağrı) kolayca geçmemek. Sallanmak. Gitmemek. Kalmak (gitmesi gerekirken). Ayrılamamak.

Ascend : Ağmak. Çıkmak. Yükselmek. Tahta çıkmak. Ziyadeleşmek. Çıkmak (tahta). Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yukarı çıkmak. Artmak. Tırmanmak.

Trades antonyms : ride, rise, recede, descend, stay in place, fall, go, follow, precede, sell, import, buy, export.