Dearths türkçesi Dearths nedir

Dearths ingilizcede ne demek, Dearths nerede nasıl kullanılır?

Dearth : Açlık. Eksiklik. Yokluk. Kıtlık.

Dearterialisation : Arteriyel kanının niteliklerini venöz kana dönüştürme. Deateriyalizasyon. Arteryel kanın venöz kana deoksijenasyonu (ayrıca dearterialization). Bir bölümün arteriyel ihtiyacını keserek veya kapatarak iskemiye neden olma.

Dearterialization : Arteryel kanın venöz kana deoksijenasyonu (ayrıca dearterialisation). Arteriyel kanının niteliklerini venöz kana dönüştürme. Bir bölümün arteriyel ihtiyacını keserek veya kapatarak iskemiye neden olma. Dearteriyalizasyon. Deateriyalizasyon.

Dearticulate : Eklem yerinden ayırmak. Ek yerinden ayırmak.

Dearticulation : Dezartikülasyon. Deartikülasyon. Kol ve bacakların eklemden kesilmesi işlemi, disartikülasyon.

Dear friend : Sevgili arkadaşım.

Dear money policy : Pahalı para politikası. Faiz oranını yükselterek kredi miktarını azaltmayı hedefleyen daraltıcı para politikası.

Dear me : Olacak şey değil! aman tanrım! (sürpriz, endişe veya şaşkınlık ifadesi).

Dear money : Ödünç alınacak paranın pahalılaştırılması. Güçlü inanca karşılığı satak ve bankalardan yüksek ürem vermeden sağlanamayan para. Sıkı para politikası uygulanarak faizlerin yükseltilmesi. Yüksek faiz oranından sağlanan kredi. bk. pahalı para politikası. Faizi yüksek para. Pahalı para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yüksek üremli para.

 

Dear madam : Sayın bayan. Sayın yetkili.

İngilizce Dearths Türkçe anlamı, Dearths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dearths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Isthmus : İstmus. Balıklarda başın alt kısmında solungaçlar arasına yayılan etimsi şeritler. Kanal. Yarımadayı karaya bağlayan dar kara parçası. Kıstak. Dar geçit, dar boğaz. İki büyük parçayı birleştiren dar yapı. yumurta kanalının (fallop kanalı) bir kısmı. Bağ. Berzah. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Woodland : Ormanlık bölge. Washington eyaletinde şehir. Ağaçlık. Ağaçlık alan. Ağaçlık alanlara özgü. Ormanlık. Ağaçlık arazi. Ağaçları bol olan yer. Ormanlık arazi. Ağaçlık yer.

Exility : Saflık. İncelik. Kısırlık. Küçüklük. Yetersizlik. Narinlik. Zayıflık. Kıt olma durumu.

Hungriness : İsteklilik. Yeme ihtiyacında olma durumu. İhtiraslılık (gayriresmi). Heveslilik. Arzululuk. Aç olma durumu. Hırslılık.

Cot death : Uykuda bebek ölümü. Beklenmedik bebek ölümleri.

Plain : Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Açıklık. Vuzuh. Sadelik. (sürekli) şikayet etmek. Süssüz. Sade bir biçimde. Yalın bir dille. Yalın. Ova.

Food shortage : Gıda kıtlığı. Gıda sıkıntısı. Gıda azlığı. Besinsizlik. Yiyecek kıtlığı.

 

Slash : Yırtmaç yapmak. Eğik çizgi. Kamçılamak. Uzun kesik. Azarlamak. Yırtmak. Yara açmak. Yarık. Kırbaçlamak.

World : Dünya. Toplum. Üçüncü dünya. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Cihan. Yeryüzü. Yer. Hayat. Alem. Arz.

Timber : Ağaç. Ağaç direk. Payanda vurmak. Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Kalas. Kalıp (tip). Kerestelik ağaç. Malzeme. Madde. Yetişmekte olan kerestelik ağaçlar.

Dearths synonyms : coastal plain, infant death, sudden infant death syndrome, crib death, physical object, defunctness, hunger, eternal sleep, defalcation, extinction, state, hungering, object, defect, field, ground, eternal rest, hollowness, island, famines, defalcations, meagerness, neonatal death, sleep, decremented, timberland, famishment, fastings, fasting, beachfront, foreland, earth, destituteness.

Dearths zıt anlamlı kelimeler, Dearths kelime anlamı

Birth : Doğum. Sop. Yavrulama. Doğurma. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Neşet. Başlangıç. Köken.

Middle : Orta kısım. Göbek adı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bel. Aradaki. Ortadaki. Ara. Vasat. Orta. Orta yer.

Beginning : İlk adım. Kaynak. Neşet. Milad. Başlangıç. Baş. İptida. Başlangıç çekidi. Başlama. Esas.