Food shortage türkçesi Food shortage nedir

  • Yiyecek kıtlığı.
  • Besinsizlik.
  • Gıda sıkıntısı.
  • Açlık.
  • Gıda kıtlığı.
  • Gıda azlığı.

Food shortage ile ilgili cümleler

English: The bad harvest caused massive food shortages.
Turkish: Kötü hasat büyük gıda sıkıntısına neden oldu.

English: Violence erupted all over the city because of the food shortages.
Turkish: Yiyecek yokluğundan dolayı şehrin her yerinde şiddet patlak verdi.

Food shortage ingilizcede ne demek, Food shortage nerede nasıl kullanılır?

Food : Yem. Aş. Halkın geleneksel yollardan elde ettiği, koruduğu ve yaşaması için tükettiği her türlü bitkisel, hayvansal ve madensel ürün, özdek, yiyecek, içecek. İaşe. Besin. Yiyecekler. Genellikle insan yiyeceği için kullanılan, hayvanlarla ilgili olarak kullanıldığında yem ve besin anlamına gelen kelime. Yemek. Nevale.

Shortage : Sıkıntı. Darlık. Açık. Fire. Noksan. Eksik. Eksiklik. Eksıklık. Cari fiyattan arzın talebe cevap vermemesi. Noksanlık.

Food additive : Gıda katkısı. Gıda maddesi katkısı. Gıda katkı maddesi.

Food additives : Besin katkı maddeleri. Tek başına gıda maddesi olarak kullanılmayan ve gıdanın tipik bir bileşeni olmayan, gıda maddelerine dayanıklılık, çekicilik, kıvam, tat veya hazırlama kolaylığı sağlamak için katılan maddeler. Gıda katkı maddeleri. Gıda katkı maddesi. Tek başına besin değeri taşımayan, gıda ürününe bilinçli olarak doğrudan ve dolaylı katılan, ürünün görünüş ve yapısını düzeltmek veya koruma süresini artırmak için sınırlı miktarda eklenen maddeler, katkı maddesi. Gıdalardaki katkı maddeleri. Gıda katkıları.

 

Food allergen : Alerjen. Gıda alerjeni.

Food allergy : Besin veya besin bileşenlerine karşı alerjik reaksiyon. Gıda yoluyla alınan ve genellikle protein yapısındaki kimi kimyasal maddelerin duyarlı bireylerde yol açtığı, immünolojik temeli olan hastalık tablosu. Besin alerjisi. Bir yiyecek maddesine veya yem katkı maddesine karşı sindirim kanalı veya deride biçimlenen immün aracılı reaksiyon. genellikle köpeklerde, seyrek olarak da atlarda görülür, besin hipersensitivitesi. Gıda alerjisi. Gıda allerjisi. Besin allerjisi.

İngilizce Food shortage Türkçe anlamı, Food shortage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Food shortage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Starvation : Açlıktan ölme. İleri açlık. Hayvanların uzun süreli yemsiz kalması veya fizyolojik doyumu yeterince karşılayamaması sonucu yeme karşı güçlü istek duyması, halsizlik ve ağrı durumu, zafiyet. Açlık çekme. Beslenme yetersizliği. Aşırı açlık. Starvasyon. Şiddetli açlık.

Famines : Yokluk. Kıtlık. Sıkıntı. Kıtlıklar.

Hungriness : Heveslilik. Hırslılık. Yeme ihtiyacında olma durumu. Aç olma durumu. İsteklilik. Arzululuk. İhtiraslılık (gayriresmi).

Hollowness : Çukurluk. Aldatıcılık. Oyukluk. Çöküklük. Boşluk. Kofluk. Boğukluk. Sahtelik.

 

Fastings : Aç karnına. Oruç. Oruçlu. Niyetli. Perhiz. Oruç tutma.

Fasting : Niyetli. Aç karnına. Kutsal sayılan günlerde ve zamanlarda, erginleme törenlerinde, kimi büyüsel işlemlerde, belirli bir süreyi gerektiren yeminlerde, ya bütün gün hiç bir şey yememe ya da belirli şeyleri yemeden, içmeden kaçınma. Oruç tutma. Perhiz. Oruçlu. Oruç.

Hungering : Kıtlık. Aç bırakmak. Hasret çekmek. Arzu. İştiyak. İstek. Özlemek. Özlem.

Innutrition : Yetersiz beslenme. Beslenme kifayetsizliği. Beslenme yetersizliği. Beslenme eksikliği. Beslenmeme.

Food shortage synonyms : short commons, famishment, inanition, famine, hungers, hunger, dearths, dearth.