Food additives türkçesi Food additives nedir

  • Tek başına besin değeri taşımayan, gıda ürününe bilinçli olarak doğrudan ve dolaylı katılan, ürünün görünüş ve yapısını düzeltmek veya koruma süresini artırmak için sınırlı miktarda eklenen maddeler, katkı maddesi.
  • Gıda katkı maddeleri.
  • Gıda katkı maddesi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Tek başına gıda maddesi olarak kullanılmayan ve gıdanın tipik bir bileşeni olmayan, gıda maddelerine dayanıklılık, çekicilik, kıvam, tat veya hazırlama kolaylığı sağlamak için katılan maddeler.
  • Gıdalardaki katkı maddeleri.
  • Gıda katkıları.
  • Besin katkı maddeleri.

Food additives ingilizcede ne demek, Food additives nerede nasıl kullanılır?

Food : Aş. Yem. Genellikle insan yiyeceği için kullanılan, hayvanlarla ilgili olarak kullanıldığında yem ve besin anlamına gelen kelime. Besin. Taam. Yiyecekler. Nevale. Gıda. Yiyecek. İaşe.

Additives : Katkı maddeleri. Katkı. Katkılar. Katıklar. Katkı maddesi.

Food additive : Gıda katkı maddesi. Gıda maddesi katkısı. Gıda katkısı.

Food allergen : Alerjen. Gıda alerjeni.

Food allergy : Gıda allerjisi. Besin veya besin bileşenlerine karşı alerjik reaksiyon. Besin allerjisi. Besin alerjisi. Gıda alerjisi. Bir yiyecek maddesine veya yem katkı maddesine karşı sindirim kanalı veya deride biçimlenen immün aracılı reaksiyon. genellikle köpeklerde, seyrek olarak da atlarda görülür, besin hipersensitivitesi. Gıda yoluyla alınan ve genellikle protein yapısındaki kimi kimyasal maddelerin duyarlı bireylerde yol açtığı, immünolojik temeli olan hastalık tablosu.

 

Food and agricultural organization : Fao. Gıda ve tarım örgütü. Gıda ve tarım ile ilgili olan birleşmiş milletler kurumu. Birleşmiş milletler-gıda ve tarım örgütü. Gıda ve tarım teşkilatı.

İngilizce Food additives Türkçe anlamı, Food additives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Food additives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abattoir : Salhane. Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın. Batın.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Food additives synonyms : abaxial, a amplitude mod, a c syndrom, food additive, abdominal palpation, abamectin, abdominal pain.