Isthmus türkçesi Isthmus nedir

  • Dar geçit, dar boğaz.
  • İstmus.
  • Kıstak.
  • Kanal.
  • Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Berzah.
  • Yarımadanın karaya bağlandığı yer. bk. yarımada.
  • İki büyük parçayı birleştiren dar yapı. yumurta kanalının (fallop kanalı) bir kısmı.
  • Bağ.
  • Yarımadayı karaya bağlayan dar kara parçası.
  • Balıklarda başın alt kısmında solungaçlar arasına yayılan etimsi şeritler.

Isthmus ingilizcede ne demek, Isthmus nerede nasıl kullanılır?

Isthmus faucium : Yutak geçiti darlığı. İstmus fasyum.

Isthmus tubae auditivae : Tuba auditiva'nın kemiksel ve kıkırdaksal kısmı arasındaki dar geçit. İstmus tuba auditiva.

Isthmus tubae uterinae : Yumurta kanalının ampulla tubae'den sonra gösterdiği daralma. İstmus tuba uterina.

Isthmuses : Kıstak. Berzah. Yarımadayı karaya bağlayan dar kara parçası.

Isthmi : Yarımadayı karaya bağlayan dar kara parçası. Kıstak. Berzah.

Transisthmian : Transistmiyan.

Calisthenic exercise : Beden eğitimi.

Misthink : Yanlış düşünmek.

Callisthenics : Jimnastik. Beden eğitimi.

Anopisthographic block book : Tek yüzlü blok kitap. Yapraklarının tek yüzü basılmış olan kitap.

İngilizce Isthmus Türkçe anlamı, Isthmus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Isthmus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ammunition clip : Şarjör. Birkaç mermiyi bir arada tutan aparat.

Bandage : Sargı bezi. Bağlamak. Koruyucu çember. Bandaj. Sarmak. Bandajlamak. Sargı sarmak. Sargı. Dolamak.

Earth : Doğa. İn. Toprak. Zemin. Toprak hattı. Yerküre. Örtmek. Yeryuvarlağı. Topraklama hattı. Yeryüzü.

Bundle : Bohça. Sepetlemek. Çıkın. Bir yığın. Paldır küldür gitmek. Paldır küldür yollamak. Paket. Acele ettirmek. Palas pandıras yollamak.

Ravines : Dar ve derin koyak. Koyak. Vadi. Sel çukuru. Derin ve dar yarık. Dağ geçidi. Hendek. Yarıntı. Dar ve derin vadi.

Channel : Maceraya sevk etmek. Arna. Nehir yatağı. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Yöneltmek. Kanal açmak. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Alıcı oluğu. Yönlendirmek.

Band : Orkestra. Çemberlemek. Ağın üst kenarını belirten ak uçkurluk. Şerit yapmak. Kalınlığı 1 cm.den daha az, çok ince tabaka. Fasıla. Kayış. Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk. Toplamak. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı.

Coulisse : Sürme pencerenin hareket ettiği oluk. Borsa dışında alışveriş yeri. Oluk. Borsadaki gayri resmi faaliyet. Kulis. Bir şeyin içinden kayması için olan oluk.

Ravine : Derin ve dar yarık. Dağ geçidi. Hendek. Yarıntı. Koyak. Vadi. Dar ve derin vadi. Dar ve derin koyak. Sel çukuru.

 

Coiler : Kangal sarıcı. Başka bir nesneyi saran kimse veya şey. Bobin sarıcı. Bağlayıcı. Koyler.

Isthmus synonyms : dry land, neck, canaller, chutes, culvert, couloir, land, solid ground, alliance, terra firma, affixture, conduits, ground, bond, canalis, chute, coilers, beginnings, conduit, bindle, canal, canals, canaling, aquila, isthmi, alliances, necks, bindles, tissue, isthmuses, connection, chamfer, canallers.

Isthmus ingilizce tanımı, definition of Isthmus

Isthmus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The Isthmus of Suez, etc. A neck or narrow slip of land by which two continents are connected, or by which a peninsula is united to the mainland. As, the Isthmus of Panama.