Debilitation türkçesi Debilitation nedir

Debilitation ingilizcede ne demek, Debilitation nerede nasıl kullanılır?

Debilitations : Güçten düşürme. Zayıflatma.

Debilitating : Zayıflatan. Elden ayaktan düşüren. Zayıflatma. Yapamaz hale getiren. Güçsüzleştiren. Halsiz bırakan.

Debilitating stress : Aşırı bitkinliğe neden olan stres. Elden ayaktan düşüren stres.

Debilitative : Zarar veren. Zayıflatıcı. Güçten düşüren. Zayıflatan. Zarar verici.

Debilitate : Kuvvetten düşürmek. Zayıflatmak. Takatini kesmek. Takatten düşürmek. Güçten düşürmek. Sarsmak. Zaafa uğratmak. Güçsüzleştirmek.

Debilitant : Kuvvetsiz. Debilitan. Halsiz.

Debilitates : Kuvvetten düşürmek. Zaafa uğratmak. Güçsüzleştirmek. Sarsmak. Zayıflatmak. Takatini kesmek. Takatten düşürmek. Güçten düşürmek.

Debilitated : Zayıflatmış. Dermansız. Zayıflamış.

İngilizce Debilitation Türkçe anlamı, Debilitation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debilitation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Damping : Nemlendirme. Azaltma. Sönüm. Bir ortam içinde devim yavaşlaması, genliğin azalması. Bir salınınım ya da dalga deviniminin genliğinin sürekli azalışı. bir devinimin sürtünme gibi bir nedenle yavaşlaması. bir çevrimdeki gücün ya da akım yitiğinin desibel olarak ölçüsü. Amortisman. Yatıştırma. Filmin kuruyup gevrekleşmesini, dolayısıyla kolayca kopmasını önlemek amacıyla filme azıcık ıslaklık verme. Yutma.

 

Exhaustion : Ekzostlama. Tüketme. Halsizlik. Boşluk. Takatsizlik. Dermansızlık. Yorgunluk. Helak. Tükenmişlik. Henüz kapatılmamış veya daha sonra tam olarak kenetlenmek üzere sadece gevşek biçimde kapatılmış bulunan konserve kaplarının tepe boşluğundaki ve kutu içerisindeki parçacıklar arasındaki havanın ve gazların bir ön ısıtmayla uzaklaştırılması işlemi.

Debilitating : Elden ayaktan düşüren. Güçsüzleştiren. Zayıflatan. Yapamaz hale getiren. Halsiz bırakan.

Enfeeblements : Zayıflatılma. Zayıflık. Mecalsiz bırakma. Zayıflatma veya güçsüzleştirme eylemi. Kuvvetsizlik. Dermansız bırakma. Güçsüzlük. Zayıf düşürme.

Attenuation : İnceltme. Bir patojenin bağışıklık oluşturma yeteneğini değiştirmeden hastalık oluşturma yeteneğinin azaltılması. Azalma. Hafifletme. Alkınma. Azaltma. Söndürme. Bir ışınım kaynağının, içinden geçtiği madde ile etkileşmesi sonucu, miktarca azalması. Attenüasyon.

Enfeeblement : Kuvvetsizlik. Dermansız bırakma. Zayıf düşürme. Zayıflatma veya güçsüzleştirme eylemi. Zayıflık. Zayıflatılma. Güçsüzlük. Mecalsiz bırakma.

Enervation : Enervasyon. Moral bozukluğu. Zayıflık. Gevşeklik. Kuvvetten düşürme.

Impairment : Noksan. Bozulma. Zarar. Eksilme. Bozma. Bozmak. Özürlülük. Azalma. Sakatlık.

Enervating : Kuvvet veya cesaretini kırma. Güçten düşürücü. Cesaret kırıcı. Zayıflatıcı. Takattan düşürme. Bozan. Moralini bozma. Gevşeklik verme. Güçsüzleştirme.

 

Debilitation synonyms : debilitations, weakening, enfeebling, impairments, emasculations, invalidation, attenuations, emasculation.

Debilitation zıt anlamlı kelimeler, Debilitation kelime anlamı

Strengthening : Yükseltme. Takviye. Teyit. Sağlamlaştırma. Kuvvetlendirici. Güçlendirme. Tahkim. Kuvvetlendirme. Pekiştirme.

Debilitation ingilizce tanımı, definition of Debilitation

Debilitation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Weakness. The act or process of debilitating, or the condition of one who is debilitated.