Debugs türkçesi Debugs nedir

  • Ayıklamak.
  • Gizli dinleme aygıtını sökmek.
  • Hata bulmak.
  • Kusurlarını gidermek (bir aygıt veya sistemin).
  • Hatasızlaştırmak.
  • Yanlış ayıklamak.
  • Onarmak.
  • Dinleme cihazlarından arındırmak.
  • Hata gidermek.
  • Tamir etmek.
  • Hata yakalamak.

Debugs ingilizcede ne demek, Debugs nerede nasıl kullanılır?

Debug code pane : Ayıklama kodu bölmesi.

Debug fax process : Faks işlemlerinde hata ayıkla.

Debug monitor : Hata ayıklama gözcüsü. Hata ayıklama izleyicisi. Hata ayıklama monitörü.

Debug window : Hata ayıklama penceresi.

Debug : Tamir etmek. Hatasızlaştırmak. Gizli dinleme aygıtını sökmek. Hata yakalamak. Dinleme cihazlarından arındırmak. Yanlış ayıklamak. Hata gidermek. Ayıklamak. Hata bulmak.

Debuggable : Hatası ayıklanabilir. Yazılım hataları ayıklanabilir. Hataları yok etmek ve programı dikkatle kontrol etmek için kontrollü ve aşamalı bir şekilde çalıştırılabilir (özel derleyici kullanarak) (yazılım).

Dynamic debugging technique : Dinamik hata giderme tekniği.

Console debugging : Konsoldan hatadan arındırma. Konsolla hatadan arındırma.

Debugging program : Hata bulucu program.

Debugging : Hata gideriliyor. Ayıklama. Onarma. Düzeltme. Hata ayıklama. Yanlışlığı (yanlışı veya yanlışları) ayıklama. Hata ayıklayıcı. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bulup giderme. Yanlış ayıklama.

 

İngilizce Debugs Türkçe anlamı, Debugs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debugs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doctoring : Üzerinde oynama yapmak. Değiştirmek. Hadım etmek. Ahlak kurallarına aykırı olarak değişme. (kendi çıkarlarına göre vb) düzeltme veya değiştirme. Doktorluk yapmak. Doktorluk. Tedavi etmek. Yamamak.

Fix : Güç durum. Ayar çekmek. Yerleştirmek. Aşırı doz. Düzeltmek. Çıkmaz. Gözünü ayırmamak. Uyuşturucu iğne. Oturtmak.

Beginning : Esas. Köken. Başlangıç. Menşe. Başlangıç noktası. Neşet. Başlama. Baş. İlk adım. Başlangıç çekidi.

Entry : Methal. Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi. Bildirge. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. Giriş yeri. Yarışmacı. Kalem. Kayıt. Kapı. Geçit.

Rubbish : Zırva. Boş laf. Döküntü. Süprüntü. İşe yaramaz şey. Palavra. Enkaz. Püsür. Saçma. Anlamsız söz.

Fault : Hatası olmak. Yanlış. Başlama atışının kurallara uygun olarak yapılmaması. Kayaç kütlelerinin, bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması. Fay. Kaçakçılık sayılan durumlar dışında herhangi bir biçimde vergi kaybına yer vermeyi gerektirmeyen yanlışlar. Suçlamak. Eksiklik. Tenis, bilgisayar, hukuk, coğrafya, madencilik, ekonomi, voleybol, jeoloji alanlarında kullanılır.

 

Bushels : Bir ölçü birimi (ağırlık). Ölçek (buğday vs.). Biçimini değiştirmek giysi. Hububat kapasitesi ölçümü. 4/5 kile. Kile. Buşel.

Cull out : Seçip ayırmak veya almak. Seçmek. Koparmak. Çıkarmak.

Sort : Sınıflamak. Sınıflandırmak. Ayırmak. Bölümlemek. Öğeleri, belirlenmiş ölçütlere göre öbeklere ayırmak. ayıklamak bir düzenlemeyi gerektirir ama zorunlu olarak bir sıralamayı gerektirmez; öbekler herhangi bir biçimde düzenlenebilir, bk. sıralamak. Cins. Sıralamak. Çeşit. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Halletmek.

Pick apart : Çürütmek (savı). Çekiştirmek. Paramparça etmek. Yanlış bulmak. İnsafsızca eleştirmek. Olumsuz eleştirilerde bulunmak.

Debugs synonyms : first appearance, product introduction, ushering in, junk, rubble, introduction, doctored, find fault with, bone, dust, induction, mend, naturalisation, pick holes in, make good, amend, do up, scrap, boult, commencement, bushel, comb out, done up, debug, shell, fix up, the select, launching, fixes, pick over, select, detritus, start.

Debugs zıt anlamlı kelimeler, Debugs kelime anlamı

Finish : Tamamlamak. Bitiş. Noktalamak. Bitirmek. Bitmek. Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı. Mahvetmek. Sona ermek. Cilalamak. Tüketmek.

Falsify : Taklit etmek. Yanıltmak. Sahtesini yapmak. Üzerinde oynamak. Saptırmak. Tahrifat yapmak. Tahrif etmek. Değiştirmek. Çarpıtmak (gerçekleri). Aslı olmadığını ispatlamak.