Degaj nedir, Degaj ne demek

Degaj; bir spor terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Degaj hakkında bilgiler

Kale vuruşu futbolda oyunu başlatmanın bir metodudur. Kale vuruşu ya da başka bir değişle aut atışıyla top karşı takımın kalesine girerse gol geçerli sayılır, ancak top kale vuruşunu kullanan takımın kendi kalesine girerse gol sayılmaz,rakip takım köşe vuruşuyla oyunu tekrar başlatır.

Kale vuruşunun verilmesi

Yöntem

Kural İhlali Nedeniyle Verilen Ceza

Degaj kısaca anlamı, tanımı:

Futbol : Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu.

Vuruş : Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik. Tempo. Vurma işi. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp.

Degaj yapmak : Futbolda kaleci topu sert bir vuruşla gücü yettiğince uzağa atmak.

Degaje : Serbest, geniş. Açık.

Degaje yaka : Dökümlü, hafif açık, serbest yaka.

Degajman : Degaj.

Kaleci : Bazı top oyunlarda kalenin önünde durarak topun kaleye girmesini önlemekle görevli oyuncu, file bekçisi.

Topu : Hepsi.

Sert : Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Güçlü kuvvetli. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Titizlikle uygulanan, sıkı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı.

 

Ayak : Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Bacak. Göl ayağı. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Halk edebiyatında uyak. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Vücudun belden aşağı bölümü. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Basamak.

Oyun : Hile, düzen, desise, entrika. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.

 

Başlatma : Başlatmak işi.

Kale : Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. Malatya iline bağlı ilçelerden biri. Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılmış olan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen.