Delivers türkçesi Delivers nedir

  • Doğurtmak.
  • Doğurmak.
  • Dağıtmak (gazete, mektup vb'ni).
  • İletmek.
  • Yapmak (konuşma).
  • Serbest bırakmak.
  • Ortaya koymak.
  • Söylemek.
  • Vermek.
  • Atmak.
  • Yapıştırmak.
  • Kurtarmak.
  • Teslim etmek.
  • Devretmek.
  • Dağıtmak.

Delivers ile ilgili cümleler

English: The mail carrier delivers mail from door to door.
Turkish: Posta taşıyıcı postaları kapıdan kapıya dağıtır.

English: He delivers newspapers.
Turkish: O gazete dağıtır.

English: Rain or shine, the postman delivers the mail.
Turkish: Öyle ya da böyle, postacı postayı dağıtır.

English: Google Translator delivers fairly good translations as long as the sentences are short.
Turkish: Cümleler kısa olduğu sürece Google Çeviri oldukça iyi çeviri sunar.

English: Ali delivers newspapers.
Turkish: Ali gazeteleri dağıtır.

Delivers ingilizcede ne demek, Delivers nerede nasıl kullanılır?

Redelivers : Yeniden dağıtmak. Yeniden teslim etmek. Geri vermek.

Deliver a child : Doğum yapmak. Doğurtmak. Çocuk dünyaya getirmek. Çocuk doğurtmak. Doğum yaptırmak. Doğumda yardımcı olmak. Çocuk doğurmak.

Deliver a judgment : Karar vermek. Hüküm vermek.

Deliver a lecture : Konu anlatmak. Ders vermek. Konferans vermek. Ders anlatmak.

Deliver a message : Mesajı iletmek. Mesaj göndermek. Mesaj iletmek. Mesaj vermek.

 

Deliver an ultimatum to : Ültimatom vermek.

Deliver the goods : Kendinden umulanı veya bekleneni yapmak. Sözünü tutmak.

Deliver from : Kurtarmak. Doğurtmak. Korumak.

Deliver letters : Posta dağıtmak. Mektup dağıtmak.

Deliver oneself : Belirtmek. Açıklamak.

İngilizce Delivers Türkçe anlamı, Delivers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delivers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attach : İliştirmek. Tutturmak. Yamamak. Bağlanmak. Bitiştirmek. Yüklenmek. Takmak. El koymak. İlişkin kılmak.

Cast offs : İlmek atmak. Çıkarmak. Çıkarıp atmak. Reddetmek. Terk etmek. Örgüde ilk ilmeği atmak. İlişkisini kesmek. (ilmek) iğneden çıkarmak. Örgüye başlamak.

Verbalize : Sözlü ifade edilmek. Dile getirmek. İfade etmek. Fiile çevirmek. Açıklamak. Sözcüklerle ifade etmek. Sözle anlatmak. Sözcüklere dökmek. Söze dökmek. Sözle ifade etmek.

Agglutinates : Bitiştirmek. Bileştirmek. Yapışkan. Yapışan. Birleştirmek. Bitişken. Bitişimli. Tutkallamak.

Catapulting : Mancınık. Fırlatmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Vurmak. Sapan. Mancınıkla atmak. Katapült uçak.

Conducts : Rehberlik etmek. Yönetmek. Geçirmek. İdare etmek. Yönlendirmek.

Ceding : Vazgeçmek. Teslim. Teslim etme. Terketmek.

Affranchise : Salıvermek. Azat etmek.

Bung : Tıpalamak. Savurmak. Hırpalamak. Ağzını tıpa ile kapamak. Tıpa. Tapalamak. Fıçı tapası. Tapa. Tıkamak. Dövmek.

Alienates : Soğutmak. Aralarını açmak. Yabancılaşmak. Temlik etmek. Yabancılaştırmak. Devir ve ferağ etmek. Uzaklaştırmak. Ferağ ve temlik etmek.

Delivers synonyms : misdeliver, apposing, cashiered, appose, bail, bring into the world, exhibits, decontrolling, committals, communicate, conduct, concedes, bond, apprized, bring off, allowing, bring into the world, beareth, affords, bears, deblock, deliver, bestrewn, confide, disengages, talk, absolved, serve, drop off, brought through, apportions, cast out, apprize.

 

Delivers zıt anlamlı kelimeler, Delivers kelime anlamı

Take away : Götürmek. Dışarıya çıkarmak. Çalmak. Kaldırmak. Alıp götürmek. Almak. Paket yaptırıp götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Uzaklaştırmak. Çıkarmak.