Deposing türkçesi Deposing nedir

  • Şahitlik etmek.
  • Tahtından indirmek.
  • Azletmek.
  • Yeminli şahitlik etmek.
  • Görevden çıkarmak.
  • Yeminli ifade vermek.
  • Zorla görevden çıkarmak.
  • Görevden almak.
  • İfade vermek.
  • Tahttan indirmek.

Deposing ingilizcede ne demek, Deposing nerede nasıl kullanılır?

Deposit : Çökeltmek. (tortu) bırakmak. Depozit olarak vermek. Çökel (çükelti). Çökelmek. Önödenceye bağlama. Depozit vermek. Yumurtlamak. Emanet. Mevduat.

Deposit account : Mevduat hesabı. Tasarruf hesabı.

Deposit attack : Bırakıntı yenimi. Birikinti korozyonu. Birikinti yenimi. Bir metal yüzeyindeki birikinti altında oluşan yerel yenim, bir tür çatlak yenimi.

Deposit bank : Mevduat bankası. Banka mevduatı. Mevduat kabul eden, kredi açan, ulusal ve uluslararası ödemelerde aracılık, para nakli, senet iskontosu, emanet kabulü vb. hizmetleri sunan, pazarlanabilir taşınır değerler gibi finansal aktifleri elinde tutan ve saymaca para yaratan finansal aracı kurum. Ticari banka. Tevdiat bankası. Depozito bankası.

Deposit book : Depo işletenlerle, taşıma ambarları iyelerinin tutmakla zorunlu oldukları ambar yazılığı. Koruncak yazılığı. Mevduat cüzdanı. Banka cüzdanı.

Deposit envelope : Çeklerin sırada beklemeden içine konularak bir bankaya yatırıldığı özel zarf. Çek yatırma zarfı. Yatırma zarfı.

 

Deposit credit : Mevduat kredisi.

Deposit box : Emanet sandığı. Kasa. Kiralık kasa. Banka kasası.

Deposit insurance : Bir bankaya yatırılan paraların yitirilmesine karşı yapılan güvence. Mevduat sigortası. Yatırım güvencesi. Banka veya finansal kurumların mevduatları ödeyememezlik durumuna düşmelerine karşı mevduat sahiplerinin kayıplarını azaltmak veya gidermek amacıyla yapılan sigorta. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Deposit copy : Derleme sayısı. Derleme eşlemi. Basılan bir yapıtın, derleme yasası gereğince ayrılan sayısı. Çevrilen her filmden devletin ilgili kurumunda saklanmak üzere yetkililere verilmesi zorunlu eşlem. (basmalarda genelleşmiş olan bu işin bazı ülkelerde sinemaya da uygulanması sonucu kullanılan bir terimdir). Devlet nüshası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Deposing Türkçe anlamı, Deposing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deposing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Divested : Mahrum etmek. Soymak. Çıkarmak.

Attest to : -e delalet etmek. Kanıtı olmak. Göstermek. Kanıtlamak.

Dismissing : Bırakmak. Affetmek. Kovmak. Reddetmek (dava). Savmak. İhraç etmek. Salıvermek. İşten çıkarmak.

Dismisses : Savmak. İşten atmak. Açığa çıkarmak. Salıvermek. Göndermek. Yol vermek. Kapı dışarı etmek. İşten çıkarmak. İşten kovmak.

Secure : Korumak. Güvence altına almak. Teminat vermek. Güvencede. Sağlamak. Elde etmek. Sağlam. Sıkı sıkı kapamak. Şüphesiz. Sağlama almak.

Displace : Yerinden çıkmak. Sürmek. Ülkesinden çıkarmak. Yerine geçmek. -in yerine geçmek. Yerini almak. Yerinden çıkarmak. Çıkarmak. Yerinden etmek.

 

Declares : Beyan etmek. Afişe etmek. Fikrini belirtmek. Söylemek. Deklare etmek. İlan etmek. Açıklamak. Bildirmek. Deklarasyon yapmak.

Decrown : Halletmek. Yetkisini elinden almak. Tahttan mahrum etmek.

Discharging : Boşaltmak. Tahliye etmek. Deşarj. İşten çıkarmak. İddiharın çözülmesi. Tahliye. İşten kovmak. Terhis etmek. Yastık altında tutulan paraların yeniden dolaşıma sokulması.

Redeposit : Yeniden yatırmak.

Deposing synonyms : swear out, testify, testify upon oath, divesting, give the boot, expels, discharges, expulses, deposes, bank, remove from office, testifies, declare, dismiss, discharge, uncrown, testified, dethrones, bear witness, discrowned, fasten, give evidence, boot out, divest, lodge, dethroned, witnesses, declaring, testifying, expulsing, deposition, displaces, expulse.

Deposing zıt anlamlı kelimeler, Deposing kelime anlamı

Dislodge : Çıkarmak. Yerinden çıkartmak. Yerinden çıkarmak. Yerinden atmak. Kovmak. Evi boşalttırmak. Yerinden oynatmak.

Unfasten : Açmak. Gevşemek. Çözmek. Açılmak. Çözülmek. Gevşetmek. Koyuvermek.

Take : Tutulan balık miktarı. Çekim. Götürmek. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Kabul etme (vücut). Yakalamak. Etkili olmak. Yazmak. Alıntı. Tutma.

Deposing antonyms : withdraw.