Depreciation fund türkçesi Depreciation fund nedir
- Yıpranma fonu.
- Amortisman fonu.
- Aşınma ve yıpranma paylarını karşılamak üzere bir firmanın geçmiş yılların gelirlerinden ayırdığı miktarlardan oluşan kaynak tutarı.
- İktisat alanında kullanılır.
Depreciation fund ingilizcede ne demek, Depreciation fund nerede nasıl kullanılır?
Depreciation : Bk. değer yitirimi. Değeri düşme. Aşınma payı. Bir taşınmaz malın, işlevsel ve ekonomik eskime ve bozulma gibi nedenlerle, değerinde azalma olması. bk. yıpranma. taşınmaz mal değerindeki bu azalmanın, malvarlığından düşülmesi ya da karşılığının para olarak hesaplanması. Katıştırma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Değer azalması. Eskime payı. Değer yitirimi. Bir işletmede kullanılan bina, makine, demirbaş gibi fiziki mallarda ortaya çıkan yıllık aşınma veya eskime.
Fund : Yatırmak. Para. Fon. Belirli bir alandaki etkinliğin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü. gerçek veya tüzel kişiler adına finansal kurum tarafından işletilen kaynak. Para sağlamak. Finanse etmek. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Stok. Ödenek. Para sağlamak (bir iş veya kimse için).
Depreciation account : Değer düşmesi hesabı. Amortisman hesabı.
Depreciation accounting : Amortisman hesabı. Aşınmalara ilişkin payların işlendiği sayışım. Aşınma payı sayışımı.
Depreciation allowance : Tenzilat. Amortisman payı. Eskime nedeniyle bir varlığın değerinde yapılan indirim. Amortisman indirimi. İndirim.
Depreciation at varying rates : Mütehavvil amortisman. Her yıl değişik oranda ayrılan aşınma payı. Değişken amortisman. Değişen oranlarda amortisman. Değişken aşınma payı.
İngilizce Depreciation fund Türkçe anlamı, Depreciation fund eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Depreciation fund ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Capital consumption allowances : Sermaye mallarının zarar görmesi gibi nedenlerle elden çıkmasına karşı ayrılan amortisman karşılıkları. Sermaye amortismanı.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Sinking fund : Borç itfa fonu. Amortisman akçesi. Aşınma payı ayırcası. Bir borcun ödeme yoluyla ortadan kaldırılabilmesi ya da yıpranan özdeklerin yerine yenilerinin konulabilmesi için kardan ayrılan payların toplamı. Amortisman. Yetkililerince saptanacak ve bulunacak oranlara göre durağan varlıkların yenilenebilmeleri amacıyla net karlardan ayrılan paralar. İtfa fonu. Durağan varlıklar yenileme ayırcası. Süresi gelmiş borç belgitlerini ödemek amacıyla ayrılmış yedek akça.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Depreciation fund synonyms : a type mutual funds, abnormal budget receipts, amortisation fund, a change in individual demand, a pass through certificate, a change in supply, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, ability to pay approach, redemption fund.

Bu kısımda Depreciation fund kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Depreciation fund ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Depreciation fund anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Depreciation fund ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.