Destitute türkçesi Destitute nedir

Destitute ile ilgili cümleler

English: The worst solitude is to be destitute of sincere friendship.
Turkish: En kötü yalnızlık, samimi bir dosttan mahrum olmaktır.

Destitute ingilizcede ne demek, Destitute nerede nasıl kullanılır?

Destitute of : Muhtaç. Yoksul. Fakir. Mahrum. Yoksun.

Be left destitute : Dımdızlak kalmak.

The destitute : Yoksullar. Fakir fukara. Aceze.

Destitutely : Sefalet içinde. Sefillik içinde. Yokluk içinde. Yoksulluk içinde.

Destituteness : Sefillik. Yoksulluk. Yokluk. Mahrumluk. Yoksunluk. Fakirlik. Muhtaçlık. Mahrumiyet.

Destination country : Varış ülkesi. Hedef ülke. Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin ulaştırıldığı veya götürüldüğü ülke. göçmen kaçakçılığına ve insan ticaretine konu olan kişilerin ulaşmak istedikleri veya götürülmek istendikleri ülke.

Destin : Florida eyaletinde şehir.

Destinate : Tasarlamak. Tayin etmek. Seçmek.

Destination address : Gidilecek adres. Hedef adresi. Varış adresi.

Destination db : Hedef vt.

İngilizce Destitute Türkçe anlamı, Destitute eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Destitute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Emptier : Anlamsız. Boşuna. Aç. Daha boş. Önemsiz. Boşaltıcı. İçeriksiz. Boş.

Emptiest : İçeriksiz. Boşuna. En boş. Boş. Önemsiz. Aç. Anlamsız.

Bereft : Kaybetmiş. Karşılıksız aşk acısı çeken. Matemli. -sız. Karşılıksız aşk acısından muzdarip. Terkedilmiş. Yakınını veya sevdiğini kaybetmiş. Elinden almak. -siz.

In the raw : Ham olarak. Dal taşak. Anadan üryan. İşlenmemiş. İşlenmemiş halde. Çıplak. Anadan doğma. Çiğ olarak. Doğal halinde.

Have a weak chest : Bünyesi zayıf olmak. Göğsünden rahatsız olmak. Eli darda.

Lowlier : Rütbece aşağı. Düşük. Alçakgönüllü. Aşağı. İkinci derecede. Mevkice aşağı. Kemter. Mütevazı.

Privation : Yoksundurma. Privasyon. Eksiklik. Sıkıntı. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin belli bir süre spor yarışmaları, okul gezileri gibi etkinliklere katılmaktan alıkonması. Yoksulluk. Yokluk. İhtiyaç.

Destituteness : Yoksunluk. Mahrumluk. Yokluk. Fakirlik. Yoksulluk. Muhtaçlık. Sefillik.

Lack of : -sizlik. Sızlık. Yoksunluk. Yokluk.

Faquir : Hint fakiri. Müslüman sufisi. Derviş.

Destitute synonyms : poorer, deprives, deprivation, unprovided, needier, free, dependant, devoid of, hangdog, bankrupt in, dipstick, stone broke, bare of, bereavements, indigent, penniless, distressed, peeled, hangdogs, debarment, deprivations, abject, hand to mouth, godforsaken, deprival, destitution, down at heels, pauper, unhappy, down and out, sorrowful, depauperate, as bald as a coot.

Destitute zıt anlamlı kelimeler, Destitute kelime anlamı

Rich : Nükteli. Değerli. Canlı (renk). Besleyici. Esprili. Verimli. Paralı. Bereketli. Besin değeri yüksek. Bol.

Destitute antonyms : existent.

Destitute ingilizce tanımı, definition of Destitute

Destitute kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To forsake. To leave destitute. Often followed by of. Lacking. Devoid. Forsaken. Deficient. Not having in possession (something necessary, or desirable). To abandon.