Destitute of türkçesi Destitute of nedir

Destitute of ile ilgili cümleler

English: The worst solitude is to be destitute of sincere friendship.
Turkish: En kötü yalnızlık, samimi bir dosttan mahrum olmaktır.

Destitute of ingilizcede ne demek, Destitute of nerede nasıl kullanılır?

Destitute : Yoksul. Yoksun. Çulsuz. Fakir. Sefil. Mahrumiyet. Mahrum. Boynu bükük. Muhtaç. Dımdızlak.

Of : İle ilgili. Hakkında. Den. -dan. -den. Yüzünden. -li. Karşı. In. -nın.

Destitutely : Sefillik içinde. Yokluk içinde. Sefalet içinde. Yoksulluk içinde.

Destituteness : Yoksulluk. Yoksunluk. Fakirlik. Mahrumluk. Mahrumiyet. Muhtaçlık. Yokluk. Sefillik.

A bar of : Bir parça.

A bit of : Bir kaç. Çok küçük bir parça. Parçası. Bir zerre.

İngilizce Destitute of Türkçe anlamı, Destitute of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Destitute of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fakir : Derviş. Dolandırıcı. Fakir (hindu). Sahtekar. Numaracı. Hint fakiri.

Unprovided : Hazırlıksız. Gafil.

Bereft of : Yoksun kalmış. -den yoksun.

Hand to mouth : Karnını zor doyuran. Kıt kanaat geçinerek. Kazandığını boğazına sarfederek. Müsrif. Geleni anında harcayarak. Kıt kanaat geçinen. Savurgan.

Needier : Garip. Yardım veya destek bekleyen. İlgi veya alaka veya dikkat isteyen veya bekleyen. Düşkün. Varlıksız.

 

Shorn : Kırpık. Kesilmiş. Kesmek. Biçilmiş. Kırpılmış.

Dependent : Bağımlı. Bağlı. Bkz.dependant. Asılı.

Indigent : Sefil. Züğürt.

Devoid of : -den mahrum. Mahrum kalmak. -den yoksun. Boş.

Empty : Aç. Saçma. İçeriksiz. İçini boşaltmak. Anlamsız. Boşaltmak. Dökmek. Boşalmak. Dökülmek.

Destitute of synonyms : crinkliest, devoid, needy, necessitous, down and out, emptier, disadvantaged, impoverished, footier, distressed, pauper, crinkly, paupering, footy, have a weak chest, destitute, crinklier, hard up, deprived, indigents, dependant, bereft, in need, in need of, bankrupt in, fakirs, emptiest, beggarly, neediest, depauperate, badly off, shorn of, almsman.