Dialectics türkçesi Dialectics nedir
- Eytişim.
- Diyalektik.
- Mantıklı düşünme sistemi.
Dialectics ingilizcede ne demek, Dialectics nerede nasıl kullanılır?
Dialectic method : Bir konu ya da yaşantı ile ilgili olarak ortaya çıkan anlaşmazlıkları ve yanlış anlamaları sona erdiren, tartışmalara öğrencilerin katılmasını ve böylece öğrenciler arasında canlı bir etkileşimin doğmasını sağlayan öğrenme ve öğretme yöntemi. karşıt kavramları bir arada düşünmek ve tartışmak yoluyla gerçeği bulmayı amaç edinen bir felsefe ya da düşünme yöntemi. Eytişimsel yöntem.
Dialectic : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Eytişimsel. Mantıklı yorumlama. Bir devinimsel sürecin, karşıtlıkların uzlaşarak yeni ve daha ileri biçimler yaratması yolunda oluşup geliştiğini söyleyen evrim yasası. Karşılıklı savların ileri sürüldüğü bilimsel konuşmaları yönetme ve yürütme sanatı. fichte, hegel ve marx gibi filozofların, kavramların karşıtlarıyle birlikte düşünülerek gerçeğin bulunabileceği yolundaki görüşlerine verilen ad. genel anlamda sokrates'in soru sorma ve soruları karşılama temeline dayalı öğretim yöntemine benzer bir tartışma yolu. Diyalektik. Doğanın, toplumun ve düşüncenin durmayan bir devinim ve değişim içinde bulunmaları, bunlardaki evrimin her şeyde var olan iç çelişmelerin çatışması sonucu ortaya çıkması olgusu. Eytişim. Mantık.
Dialectical : Diyalektik. Eytişim. Mantıkla ilgili. Dünyayı ve olayları tez, antitez, sentez süreci içinde dinamik olarak algılamaya ve yorumlamaya çalışan düşünce yöntemi. Eytişimsel.
Dialectical materialism : Marx ve engels tarafından benimsenmiş olan ve gerçekliğin temelinin sürekli değiştiğini ve akıldaki önceliğin de bu mesele olduğunu belirten sosyal ve ekonomik teori. Diyalektik materyalizm. Eytişimsel özdekçilik.
Dialectical method : Diyalektik yöntem. Hatalı olandan gerçeği ayıran sanat veya bilim dalı.
Dialectal : Lehçe ile ilgili. Eytişim. Ağgana değişli. Lehçeye ait. Dünyayı ve olayları tez, antitez, sentez süreci içinde dinamik olarak algılamaya ve yorumlamaya çalışan düşünce yöntemi.
Beijing dialect : Pekin lehçesi.
Dialecticism : Konuşmada diyalektik etki veya yol.
Dialect : Lehçe. Ağgan. Ağız. Bir dilin tarihi, siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerle değişik bölgelerde, zamanla ses yapısı, şekil yapısı ve kelime hazinesi bakımından önemli farklarla birbirinden ayrılan kollarından her biri: türkçenin anadolu, azeri, özbek, kazak, kırgız, türkmen lehçeleri gibi. lehçeleri, yapıları bakımından birbirine yakın ve uzak lehçeler olarak ayırabildiğimiz gibi, taşıdıkları özelliklerdeki ortaklık bakımından da gruplara ayırabiliriz. nitekim yakut ve çuvaş lehçeleri türk dilinden çok eskiden ayrılmış kollar olarak türkiye türkçesine ve öteki türk lehçelerine uzak lehçelerdir; ayrılıklar çok derindir. azeri ve türkmen lehçeleri ise tt'nin yakın lehçeleridir.türkçenin kuzeybatı (kıpçak), güneybatı (oğuz-türkmen), güneydoğu ve kuzeydoğu (altay bölgesi lehçeleri) olmak üzere dört lehçe grubu vardır. Belirli bir bölge veya topluluğa has konuşma biçimi. Dil. Diyalekt.
Dialectologist : Lehçebilim uzmanı. Lehçebiliminde uzmanlaşmış kimse.
İngilizce Dialectics Türkçe anlamı, Dialectics eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dialectics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dialectal : Ağgana değişli. Lehçe ile ilgili. Lehçeye ait. Dünyayı ve olayları tez, antitez, sentez süreci içinde dinamik olarak algılamaya ve yorumlamaya çalışan düşünce yöntemi.
Rationale : Mantık. Gerekçe. Temel. Rasyonel. Açıklama. Sebebler izahı. Mantıklı açıklama. Faka bastırmak. Sebepler izahı.
Principle : Öz. Yöntem. Tamamlayıcı unsur. Ana kaynak. Temel. Ç.yol. Her tasarımsal dizgenin temeli, odak kavramı olan ve ilgili bütün olaylar için geçerli olabilen bir öneri. Tümdengelimci ya da tümevarımcı bir bilimsel dizgenin bilgi üretme sürecini yöneten üst yönseme ve genel tutamaklar, bk. yönseme. Köken. Temel düşünce, temel kanı. bireysel karar ve eylemlerin, tutarlı ve eleştirel biçimde değerlendirilmesine olanak sağlayan ana kural. her türlü tartışmanın dışında sayılan kural. başlangıç, hareket noktası, her şeyin kendisinden türediği ilk ve temel kaynak.
Dialectic : Eytişimsel. Doğanın, toplumun ve düşüncenin durmayan bir devinim ve değişim içinde bulunmaları, bunlardaki evrimin her şeyde var olan iç çelişmelerin çatışması sonucu ortaya çıkması olgusu. Mantıklı yorumlama. Karşılıklı savların ileri sürüldüğü bilimsel konuşmaları yönetme ve yürütme sanatı. fichte, hegel ve marx gibi filozofların, kavramların karşıtlarıyle birlikte düşünülerek gerçeğin bulunabileceği yolundaki görüşlerine verilen ad. genel anlamda sokrates'in soru sorma ve soruları karşılama temeline dayalı öğretim yöntemine benzer bir tartışma yolu. Bir devinimsel sürecin, karşıtlıkların uzlaşarak yeni ve daha ileri biçimler yaratması yolunda oluşup geliştiğini söyleyen evrim yasası. Mantık. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Dialectical : Mantıkla ilgili. Eytişimsel. Dünyayı ve olayları tez, antitez, sentez süreci içinde dinamik olarak algılamaya ve yorumlamaya çalışan düşünce yöntemi.
Dialectics ingilizce tanımı, definition of Dialectics
Dialectics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Logical discussion. The application of logical principles to discursive reasoning. That branch of logic which teaches the rules and modes of reasoning. The science or art of discriminating truth from error.

Bu kısımda Dialectics kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dialectics ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dialectics anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dialectics ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.