Diaphfagm türkçesi Diaphfagm nedir

  • Sestoplarda, sesyayarda üzerine gelen ses dalgaları ya da elektrik akımına uygun titreşimler yapan parça.
  • Zar.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Diaphfagm ingilizcede ne demek, Diaphfagm nerede nasıl kullanılır?

Diaphane : Diyafan.

Diaphaneity : Şeffaflık. Saydamlık.

Diaphanometer : Diafanometre. Saydamlık ölçer. Materyallerin şeffaflığını ölçen cihaz. Diyafanometre.

Diaphanometric : Materyallerin şeffaflığını ölçümüyle ilgili. Diyafanometrik.

Diaphanoscope : Diyafanoskop. Vücudun bir boşluğunu kuvvetli bir ışıkla aydınlatma aleti (tıp veya medikal terimi).

Diaphoretic : Terletici ilaç. Terletici. Diyaforetik.

Diaphragm pump : Diyafram pompa. Diyaframlı basaç. Diyaframlı pompa. Diyaframlı tulumba. Diyafram pompası.

Diaphragm opening : Diyafram açıklığı.

Diaphoresis : Terleme. Ter. Diaforez. Terletme. Diyaforez. Terletme (özellikle aşırı terleme). Terlemek.

Diaphanous : Saydam. Şeffaf. Yarısaydam. Yarı saydam. Donuk.

İngilizce Diaphfagm Türkçe anlamı, Diaphfagm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diaphfagm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extruders : Bir kauçuk bileşenini kullanılabilir bir şekilde biçimlendiren makina. Barbut. Malzemeye (plastik veya metal gibi) arzu edilen bir şekil vermek için kullanılan alet veya cihaz.

 

Dice : Cam kırığı. Zar biçiminde kesmek. Zarla oyun oynamak. Zar atmak. Zarda kaybetmek. Zarlar. Oyun zarları. Küpsü kırılma. Zar oyunu.

Musculature : Müskülatur. Kas sistemi. Adale yapısı.

Laminas : Safiha. İnce yaprak. Pul. Tabaka. Yaprağın ince uzun kısmı. İnce tabaka. Varak. Yaprak. İnce levha.

Midriff : Karınzarı. Diyafram. Anat.diyafram. Diafram.

Diaphragms : Böleç. Mercek perdesi. Diafram. Membran. Işık bebeği. Diyafram. Fotoğraf makinesi.

Extruder : Bir kauçuk bileşenini kullanılabilir bir şekilde biçimlendiren makina. İplik çekme makinesi. Barbut. Ekstrüzyon aygıtı. Budünöz. Sıkma aygıtı. Ekstrüder. Sıkmaç. Malzemeye (plastik veya metal gibi) arzu edilen bir şekil vermek için kullanılan alet veya cihaz. Ekstrüderler.

Integuments : Deri. Kabuk. Integument.

Iris diaphragm : Işık düzengeci. İris diyaframı. Diyafram. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek.

Membrana : Membrana interkostalis eksterna. Membrana sterni. Kanatlılarda göğüs, köprücük ve karga kemikleri arasında kalan boşluğu kapatan kirişsel zar. Membran. Dışta kaburgalar arasında bulunan kasların, interkostal aralıkta alttaki devam eden zarı.

Diaphfagm synonyms : muscular structure, photographic camera, muscle system, mechanical device, torso, trunk, tissue layer, film, stop, integument, indusium, cortes, membrane, bones, body, lamina, iris, camera, diaphragm, laminae.