Diastase türkçesi Diastase nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Alfa ve beta amilaza eskiden verilen ad.
  • Nişastayı malt şekerine ayıran maltta bulunan enzim (biyokimya).
  • Amilas.
  • Diyastez.
  • Diyastaz.
  • Diyastaz enzimi.
  • Diastaz.
  • Nişastayı şekere dönüştürmek.

Diastase ingilizcede ne demek, Diastase nerede nasıl kullanılır?

Diastasic : Diyastatik.

Diastasis : Diyastazı. Yüreğin kasılmasında sistolden hemen önceki istirahat devresi. bağlı bulunan kısımların normal olmayan ayrılması. Kırmaya neden olmadan gerçekleştirilen kemik ayırması. Diyastazi. Yerini değiştirme. Diyastaz. Yerinden oynatma.

Diastalsis : Daralım. Büzülüm. Diyastalsis.

Diastatic : Diyastatik. Amilas özelliklerine sahip.

Diastazis : Diyastaz. Birbiriyle temas halindeki kemiklerin, dişlerin veya kaburgaların aralarında kırık olmaksızın aralıklar veya ayrıklıklar oluşması, diastazis. kalp diyastazı.

Diastematomyelia : Diyastomiyeli. Diyastematomiyeli. Omurilik’te doğuştan uzunluğuna yarık bulunuşu. Diastematomyeli.

Diastoles : Kalbin ritmik genişlemesi. Kalp genişlemesi. Küçük tansiyon. Diyastol.

Diastole : Yüreğin ritmik gevşemesi. kontraktil vaküolün ritmik genişlemesi. Kalbin ritmik gevşemesi kontraktil vakuolün ritmik genişlemesi. Küçük tansiyon. Diyastol. Kalbin ritmik genişlemesi. Kalp genişlemesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalpte kulakçık veya karıncık kaslarının ritmik gevşemesi.

 

Diastematic : Oyuk ile ilgili. Çatlakla ilgili. Aralığa özgü. Diyastematik. Yarığa özgü. Diş arası ile ilgili. İki diş arasındaki boşluk ile ilgili. Gedikle ilgili. Çentikle ilgili.

Diastolic blood pressure : Sol karıncığın diyastolü sırasında kanın atardamar sistemini terk etmesiyle atardamarda oluşan en düşük basınç düzeyi, küçük kan basıncı. çevresel damar direncinin artması diyastolik basıncı artırır. Diastolik kan basıncı. Diyastolik kan basıncı.

İngilizce Diastase Türkçe anlamı, Diastase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diastase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Illness : İllet. Rahatsızlık. Çor. Sayrılık. Hastalık. Maraz.

Mimesis : Taklit. Mimez. Benzetme. Benzeme.

Malignance : Kötülük. Habislik.

Polyarteritis nodosa : Tüm vücuttaki küçük ve orta boy müsküler atardamarların özellikle dallanma noktalarında damar duvarlarında nekroz, yangı ve nodüler kalınlaşmalar ve buna bağlı infarktüslerle belirgin, bazı bakteriyel ve viral enfeksiyonları takiben ikincil olarak oluşan otoimmün hastalık, panarteritis nodoza, periarteritis nodoza, kusmaul, hastalığı, kusmaull-maier hastalığı. Poliarteritis nodoza.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Rheumatism : Romatizma.

Symptom : Sadece hasta tarafından hissedilen herhangi bir hastalık belirtisi veya göstergesi. kullanımı her ne kadar alışılagelmiş olmakla birlikte, veteriner hekimlik için uygun bir terim değildir, bk. klinik belirti. Beldek. Gösterge. Emare. Arızanın belirlenmesi yardımcı olan belirti. Alamet. Belirtiler. Semptom. Araz.

 

Enteropathy : Bağırsağın herhangi bir hastalığı veya bozukluğu. bağırsakta herhangi bir patolojik değişim olmaksızın ve şiddetli ishalle seyreden hastalıkları da içerisine alır. Enteropati.

Dislike : Antipati duymak. Hoşlanmamak. Nefret etmek. Beğenmeme. Beğenmemek. Hoşlanmama. Hoşuna gitmemek. Sevmemek. Hoşa gitmeme.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Diastase synonyms : ozaena, cystic mastitis, pseudorubella, meniere's disease, onychosis, milk sickness, fibrocystic breast disease, industrial disease, ozena, fibrocystic disease of the breast, plant disease, hereditary condition, cystic breast disease, indian tick fever, autoimmune disorder, disease of the skin, respiratory disease, boutonneuse fever, inflammatory disease, endemic disease, inherited disorder, liver disease, phlebotomus, roseola infantum, roseola infantilis, pycnosis, disease of the neuromuscular junction, hereditary disease, skin disorder, genetic abnormality, congenital disease, thyromegaly, marseilles fever.

Diastase zıt anlamlı kelimeler, Diastase kelime anlamı

Wellness : Sağlıklılık. İyi olma durumu. Kuvvetlilik. Sağlıklı olma durumu. Güçlülük. Sağlık. İyi durumda olma. Sağlıklı olma. İyilik. Sıhhat.

Liking : Sevme. Hoşlanma. Meyil. Alaka. Sevgi. İlgi. Zevk. Beğenme. Beğeni. Sempati.

Diastase ingilizce tanımı, definition of Diastase

Diastase kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A soluble, nitrogenous ferment, capable of converting starch and dextrin into sugar.