Diffracting türkçesi Diffracting nedir

Diffracting ingilizcede ne demek, Diffracting nerede nasıl kullanılır?

Diffraction : Bir ışınımın yayılma doğrultusunun, dalgaların engellerle sınırlı olmaları durumunda, ışınımın dalgasa! yapısı ile belirlenmiş bir biçimde sapması. Işınların kırılarak yayılması. Ayrılma. Kırılma. Işınların, bir kırılcanın öğeciklerinden yansıdıktan sonra yine girişimler yaparak çıkmaları, böylece kırılca yapısını belirten düzenlerde görülmeleri olayı. Kırılım. Kırınım. Kırınma. Kırma. Saptırma.

Diffraction angle : Kırınım açısı.

Diffraction grating : Dağıtma ızgarası. Optik ağ. Kırınım ağı. Kırılma ızgarası. Bir ışık demetimi oluşturan değişik dalga boylu ışınımları ayırarak, demetin izgesini elde etmek için kullanılan ve saydam bir yaprak üzerine çok sık ince koşut çizgiler çizerek elde edilen gereç. Kimimi ağı.

Diffraction of light : Işık kırınımı. İnce bir yarıktan geçen ışık ışınlarının bükülerek yayılması; tayfyazarlarda bu özellikten yararlanılır. Işık bükülmesi.

Diffraction pattern : Kırınım bezemesi. Kırınım dokusu.

Diffraction ring : Kırınım halkası.

Diffraction ratio : Kırınım bölgesi.

Diffractive : Işınların kırılarak yayılmasına neden olan. Difraksiyon (ışığın kırılıp geçmesi) ile ilgili. Kırınımlayıcı. Difraksiyona neden olan.

 

Electron diffraction : Elektron kırılması. Elektron kırınımı.

Diffract : Parçalara ayırmak. Yaymak. Kırarak dağıtmak. Kırarak yaymak. Kısımlara ayırmak. Dağıtmak. Işınları kırarak yaymak. Işınları saptırmak.

İngilizce Diffracting Türkçe anlamı, Diffracting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diffracting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Delate : İtham etmek. Ele vermek. Şikayet etmek. Haber vermek. Suçlamak. Gammazlamak. İhbar etmek.

Convey : Açığa çıkarmak. Nakletmek. (bilgi) aktarmak. Taşımak. İletmek. Getirmek. Taşımak götürmek. Aksettirmek. Yollamak.

Diffracts : Parçalara ayırmak. Işınları saptırmak. Işınları kırarak yaymak.

Broadcasts : Saçmak. Duyurmak. Yayımlamak. Yayın yapmak (radyo ve televizyon terimi). Yayınlar. Ekmek (tohum).

Apply : Uygun olmak. Sürmek (merhem vb'ni). Uygulamak. Uğraştırmak. Çaba göstermek. Uygulamaya koymak. Yapıştırmak (bant). Müracaat etmek. Uygun düşmek.

Circulate : Dolaşmak (kan veya hava). Akımını sağlamak (havanın veya sıvının). Devretmek. Yayılmak (haber). Devridaim yapmak (motordaki sıvı). Sürümde olmak (para). Deveran etmek. Tedavül etmek. Devirdaim olmak. Dolaşmak.

Bespreads : Lekelemek. Saçmak. Bulaştırmak. Örtmek. Kaplamak. Bulamak.

Bespread : Bulaştırmak. Örtmek. Lekelemek. Kaplamak. Saçmak. Bulamak.

Circulates : Tedavül etmek. Devridaim yapmak (motordaki sıvı). Tamim etmek. Sürümde olmak (para). Dolaştırmak. Dolaşmak (kan veya hava). Yayılmak. Dolaşmak. Deveran etmek.

Broadcasted : Ekmek (tohum). Yayın yapmak (radyo ve televizyon terimi). Duyurmak. Yayını yapılan. Yayımlamak. Yayınlanan. Saçmak.

Diffracting synonyms : optical phenomenon, conveyed, broadcast, circulated, diffracted, deployed, conveys, deploy, diffract, x ray diffraction, bespreading.