Dip in türkçesi Dip in nedir

  • İçine batırmak.
  • İçine sokmak.
  • İçine daldırmak.

Dip in ile ilgili cümleler

English: If we have money problems we can always dip into our savings.
Turkish: Para sorunumuz olursa her zaman tasarruflarımızdan bir kısmını harcayabiliriz.

English: We had to dip into our savings in order to pay the unexpected medical expenses.
Turkish: Beklenmedik sağlık giderlerini ödemek için tasarruflarımızı gözden geçirmek zorunda kaldık.

Dip in ingilizcede ne demek, Dip in nerede nasıl kullanılır?

Dip : Una bulamak. Eğim yapmak. Tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Eğilmek. Dalış yapmak. Bandırmak. Batırmak. Çökmek. Elini atmak. Farları kısmak.

In : Mevsimi gelmiş. Dahili. Tutulan. İçinde. Halinde. De. Olarak. İçeri. İç. İçine.

Dip into : Banmak. Göz atmak. Bandırmak. Çok masrafa girmek. Gözden geçirmek.

Dip into a book : Kitaba göz gezdirmek. Bir kitabı gözden geçirmek. Yüzeysel olarak okumak. Bir kitabın bazı bölümlerini okumak. Kitaba göz atmak.

Dip brazing : Daldırmalı sert lehimleme. Daldırma kaynağı.

Dip deep into : Derinlemesine incelemek. Derinliğine araştırmak.

Dip deep into the future : Gelecekle ilgili olarak derinlemesine araştırmak.

İngilizce Dip in Türkçe anlamı, Dip in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dip in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Immerses : Gömmek. Suya batırmak. Batırmak. Suya daldırmak. Daldırmak. Sokmak.

Edge in : Yanaşmak. Sokulmak.

Put in : Vurmak. Geçirmek (vakit). Diye eklemek. İlave etmek. Limana girmek. Yerleştirmek. Olay çıkarmak. Takılmak. Eklemek. Sunmak.

Obtrude : Israrla ileri sürmek. Sokulmak. Zorla sokulmak. Zorla girmek. Zorla benimsetmek. Zorlamak. Zorla kabul ettirmek.

Insert : Girmek. Araya eklemek. Eklemek. Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). (disket) takmak. Arasına sokmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Atmak. Girmek bilgisayar. Ara filmi.

Immerse : Suya batırmak. Suya daldırmak. Gömmek. Daldırmak. Batırmak. Sokmak.

Tuck in : İştahla yemek. Sokuvermek. Sokuşturmak. Sokmak. İçeri sokmak. Kıvırmak. Tıkıştırmak. Tıkınmak. İçine tıkmak.