Tuck in türkçesi Tuck in nedir
- Sokmak.
- Tıkmak.
- İçine tıkmak.
- İçine sokmak.
- Yumulmak.
- Tıkıştırmak.
- İştahla yemek.
- Sarmak.
- Sokuvermek.
- Tıka basa yemek.
- İçeri sokmak.
- Sokuşturmak.
- Tıkınmak.
- Kıvırmak.
Tuck in ile ilgili cümleler
English: Ali is stuck in a traffic jam.
Turkish: Ali bir trafik sıkışıklığında tıkandı.
English: Ali got stuck in a traffic jam.
Turkish: Ali bir trafik sıkışıklığında saplanıp kaldı.
English: A bone stuck in my throat.
Turkish: Boğazımda bir kemik sıkıştı.
English: Ali was stuck in a traffic jam for what seemed like hours.
Turkish: Ali saatlerce bir trafik sıkışıklığında sıkıştı.
English: Ali is probably stuck in traffic.
Turkish: Ali muhtemelen trafikte sıkıştı.
Tuck in ingilizcede ne demek, Tuck in nerede nasıl kullanılır?
Tuck : Tepmek. Katlamak. Kıstırmak. (içine) sokmak. Sıkıştırmak. Kıvırmak. Tıkmak. Sokmak. Kıvrılmak. Tıkıştırmak.
In : Olarak. İç. Da. İçeri doğru yönelen. İçine. Gelmiş olan. İktidardaki. De. İçeri. Dahili.
Tuck into : İştahla yemek. Ağzını tıka basa doldurmak. Zevkle yemek.
Tuck away : Tıka basa doldurmak. Gizlemek. Saklamak.
Tuck shop : Şekerci. Şeker dükkanı.
Tuck under : Altına koymak.
İngilizce Tuck in Türkçe anlamı, Tuck in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tuck in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Crank : Saplantı. Kanırtmaç. Manivela. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yol vermek. Dirsek. Krankla çalıştırmak. Sabit fikir. Krank kolu çevirmek.
Work in : Zorla sokmak. Araya sıkıştırmak. Uğraşarak sokmak. Katmak.
Popped : Pat diye sormak. Patlamak. Ateş etmek. Ateşlemek. Rehine koymak (ingiliz ingilizcesi). Çıtçıtla iliklemek. Çıtçıtlamak. Çabucak giymek. Patlatmak.
Shoves : İtmek. İtip kakmak. Dürtmek. İtişip kakışmak. Kıpırdamak. İtilip kakılmak. Sürmek.
Brood : Kuşatmak. Kuş yavruları. Kötü düşünmek. Kuluçkaya yatmak. Derin derin düşünmek. Kuluçka. Civcivler. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Düşünceye dalmak.
Drags : Aptal. Direnç. Çekmek. Sürüklemek. Kızak. Geri zekalı tip. Sıkıcı tip. Zahmetli şey. Tırmık. Bulaştırmak.
Pile in : Doluşmak. Doluşturmak.
Engorges : Fazla doldurmak. Çok yemek yemek. Tıka basa veya ağzına kadar dolmak. Tıkamak. Tıkanmak. Domuz gibi yemek. Yutmak.
Gulp down : Gövdeye indirmek. Yutmak. Boğazı düğümlenmek. Hapır hupur yemek. Yutkunmak. Lüplemek. Örtbas etmek. Yutuvermek. Lüpletmek. Küçük dilini yutmak.
Overeat : Domuz gibi yemek. Fazla kaçırmak. Fazla yemek. Gereğinden fazla yemek yemek. Fazla yemek yemek. Çok yemek yemek. Oburluk etmek. Çok yemek.
Tuck in synonyms : battening, slip into, stick in, case, englutting, bends, bandaged, gorges, embroils, contort, cram into, huddling, digging in, crisp, cooped, bites, introduces, crinkles, crimp, crimping, foists, snog, drives, besets, overate, engorging, contorting, squeezes, brood over, engorge, bolts, begirt, introduce.

Bu kısımda Tuck in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tuck in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tuck in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tuck in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.