Dip into türkçesi Dip into nedir

Dip into ile ilgili cümleler

English: If we have money problems we can always dip into our savings.
Turkish: Para sorunumuz olursa her zaman tasarruflarımızdan bir kısmını harcayabiliriz.

English: We had to dip into our savings in order to pay the unexpected medical expenses.
Turkish: Beklenmedik sağlık giderlerini ödemek için tasarruflarımızı gözden geçirmek zorunda kaldık.

Dip into ingilizcede ne demek, Dip into nerede nasıl kullanılır?

Dip : Una bulamak. Dalış yapmak. Sahne prizi. Azalmak. Düşürmek. Azaltmak. Elini atmak. Eğim. Banmak. Eğilmek.

Into : -e. Ye. Haline. Şekline. -a. -in içine. E. İçine. İçeriye. Biçimine.

Dip into a book : Kitaba göz atmak. Yüzeysel olarak okumak. Kitaba göz gezdirmek. Bir kitabı gözden geçirmek. Bir kitabın bazı bölümlerini okumak.

Dip brazing : Daldırma kaynağı. Daldırmalı sert lehimleme.

Dip deep into : Derinlemesine incelemek. Derinliğine araştırmak.

Dip deep into the past : Geçmişe göz atmak. Maziye bakmak.

Dip deep into the future : Gelecekle ilgili olarak derinlemesine araştırmak.

İngilizce Dip into Türkçe anlamı, Dip into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dip into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Glance at : Göz ucuyla bakmak. Gözünün ucuyla bakmak. İma. Göz gezdirmek.

Critique : Kritik. Eleştirme. Tenkit. Eleştiri. Eleştiri yazısı. Bir görüş, kanı ya da verinin yargılanarak çözümlenmesi. Etüt. Eleştirmek. Kritiğini yapmak.

Dunked : Batırmak. Smaç. Kahveye batırmak. Daldırmak. Çaya batırmak.

Dunks : Kahveye batırmak. Smaç. Batırmak. Daldırmak. Çaya batırmak.

Browse : Yaprak yemek. Kitap karıştırmak. Otlamak. Karıştırmak. Göz gezdirmek. Öylesine bakmak. Atlamak. (kitap) gözden geçirmek.

Flip through : Göz gezdirmek. Okuyup geçmek. Sayfaları çevirmek.

Check up on : Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak. Analiz etmek. Araştırmak. Sorgulamak. Soruşturmak. Kontrol etmek. Sorguya çekmek.

Examine : İrdelemek. İmtihan etmek. Sınavdan geçirmek. Yoklamak. İncelemede bulunmak. Sınav yapmak. Sorgulamak. İncelemek. Muayene etmek.

Cast a glance : Bakmak. Şöyle bir bakmak. Dikizlemek. Bir bakış atmak. Gözetlemek. Bir göz atmak.

Flick through : Sayfaları birer birer çevirmek. Bir dergiye vb gözatmak.

Dip into synonyms : canvass, dip up, flash a glance, sop, dunk, checks, blink at, soak, dip, have a look at, sopped, dunking, give the once over, canvassed, soaks, dipped, dips, give an eye to, check, check on, canvasses, check up, glance, examine into, critiques, go to great expense, sops, bone up.