Disaffiliates türkçesi Disaffiliates nedir

Disaffiliates ingilizcede ne demek, Disaffiliates nerede nasıl kullanılır?

Disaffiliate : İlişiğini kesmek. Kesmek. Ayırmak. İlişkisini kesmek. Bölmek.

Disaffiliated : Ayırmak. Bölmek. İlişiğini kesmek. Kesmek. İlişkisini kesmek.

Disaffiliating : İlişkisini kesmek. Bölmek. Ayırmak. Kesmek. İlişiğini kesmek.

Disaffiliation : Bölme. Ayrılma. Reddetme. Kesme. İlişiğini kesme. İptal etme. Ayırma.

Disaffiliations : Reddetme. Bölme. Ayrılma. Kesme. İlişiğini kesme. İptal etme. Ayırma.

İngilizce Disaffiliates Türkçe anlamı, Disaffiliates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disaffiliates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Block : Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Kalıplamak. Kütle. Kapamak. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Engellemek. Tıkamak.

 

Dismembering : Parçalamak. Sökmek. Organlarını ayırmak. Uzuvlarını kesmek. Uzuvları bedenden ayırmak. Parçalarına ayırmak.

Barge into : Konuya karışmak. Kaba bir şekilde lafa girmek. Bir yere davetsiz gitmek. (gayriresmi) davetsiz girmek (örneğin, he wasn't invited so he barged into the party {partiye davet edilmemiş, o da davetsiz katıldı}). Lafını kesmek (örneğin, my sister-in-law always barges into the conversation when ı speak with my mother-in-law {kaynanam ile konuşurken baldızım sürekli lafımı keser}). Davetsiz misafir olmak. İçeri paldır küldür dalmak. Sözü kesmek. Kabaca lafa girmek.

Appropriates : Üstüne oturmak. Özelleştirmek. Mülk edinmek. El koymak. Sahipsiz birşeyi almak. Tasarruf etmek. Tensip etmek. İç etmek. Kendine maletmek.

Abstract : Aşırmak. Özet. Çalmak. Heykel. Çekmek. Genel. Soyutlamak. Özetlemek. Özet çıkarmak. Kafasını meşgul etmek.

Cast off : Kurtulmak. (ilmek) iğneden çıkarmak. Örgüye başlamak. Çıkarıp atmak. İlmek atmak. Terk etmek. Atmak. Çıkarmak. Üzerinden etmek.

Abstracts : Bildiri özetleri. Özet çıkarmak. Soyutlamak. Çalmak. Aşırmak. Damıtmak (biyoloji terimi). Özetlemek.

Be out of it : Kaybedeceği kesin olmak. Katılmamak. Yabancılık çekmek. Yadırgamak.

Finish with : İle ilişkisini kesmek. İle işi bitmek. İşi bitmek. İle işini bitirmek. İlgisi kalmamak. Alakayı kesmek.

Abridge : Mahrum etmek. Tenkis etmek. Özetlemek. Kısaltmak. Kısmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Azaltmak.

 

Disaffiliates synonyms : appropriated, allow, cleaved, blow the whistle on, dropped, barge, dismembers, carve up, disengages, break down, disaffiliated, allots, allotting, allocate to, allowing, cleave, amputating, amputate, drop, barged, ruptures, rupture, rupturing, belt up, have nothing to do with, allows, break off, dismember, abandon, arrest, abandons, give the sack, amputates.