Disseminative türkçesi Disseminative nedir

  • Yayılan.
  • Yayılma eğiliminde.
  • Saçılan.

Disseminative ingilizcede ne demek, Disseminative nerede nasıl kullanılır?

Disseminating : Yaygınlaşan. Tohum ekmek. Yaymak. Saçmak.

Dissemination : Sirayet. Saçılma. Yaygınlaştırma. Dağıtım. (bilgi) yayımlama. Yayılım. Dağıtım (bilgi vb). Saçma. Geçme. Yayma.

Dissemination at a distance : Uzak yayılım. Bir topluma ilişkin halk ürünlerinin aralarında tarihsel, coğrafyasal ve toplumsal hiçbir ilişki bulunmayan öteki toplumlara geçmesi olayı. bk. yayılım, uzak açıklama.

Disseminations : (bilgi) yayımlama. Dağıtım (bilgi vb). Yayılma. Dağılma. Saçılma. Yayma. Saçma. Geçme. Yaygınlaştırma. Yayılım.

Selective dissemination of information : Seçimli bilgi dağıtım. Bir bilgi yayım dizgesinde, abonelerin tanımladıkları kişisel ilgi örüntülerine göre, onlara yeni yayınlanmış belgelere ilişkin sürekli biçimde bilgi göndermeyi amaçlayan kamu hizmeti.

Disseminated sclerosis : İstemli hareketlerde tutukluk. İstemli hareketlerin felce uğraması.

Disseminated ore : Serpilmiş töz. Dissemine cevher.

Disseminated histoplasmosis : Histoplasma capsulatum adlı mantar sporlarının solunum yoluyla alınmasını takiben; akciğerlerde, karaciğerde, dalakta, mide ve bağırsaklarda granülomlu yangıyla birlikte ağırlık kaybı, lenfadenopati ve kanlı ishalle belirgin, genç köpeklerde görülen bir hastalık. Yaygın histoplazmozis.

 

Disseminated : Dağılmış. Dağınık. Bütün organa veya vücuda yayılmış, diffuz, dissemine. Yayılmış. Yaygın. Geniş bir alan yayılmış. Disemine. Dağıtılmış.

Disseminate : Neşretmek. Tohum ekmek. Saçmak. Geçirmek. Yaymak (bilgi vb). (bilgi) yaymak. Yaymak. (haber veya fikir vb) yaymak. (haber vb) yaymak.

İngilizce Disseminative Türkçe anlamı, Disseminative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disseminative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diffusive : Ayrıntılı. Uzun uzadıya. Yaygın. Yayıngan. Gereksiz uzatarak. Alışılmış.

Dispersive : Ayıran. Geçirdiği ışınları birbirinden ayıran dalga taşıyıcı (ortam). Serpingen. Ayırgan. Dağıtmaya eğilimli. Dispersiv. Ayırıcı. Dağıtıcı.

Invasive : Saldıran. İstilacı. Efraktif. İnvazif. Çiğneyen. Bozan. İnvaziv. Bir mikroorganizmanın bir konağa girme, orada gelişebilme ve konağın vücudunda yayılarak üreme yeteneği.

Distributive : Dağıtımla ilgili. Üleştirme sıfatı. Yayan. Tevzii. Taksim eden. Üleştiren. Dağıtıcı. Üleştirme zamiri. Dağıtan. Dağıtım.

Permeating : Sızmak. Sinen. Geçmek. Sinmek. Yayılmak.

Sprawling : Genişleyen. Sallı. Yayılma. Büyüyen.

Contagious : Temasla geçen. Bulaşıcı hastalığı bulunan. Hastalık bulaştıran (insan). Hastalık bulaştıran. (hastalık) temasla geçen. Doğrudan veya temas yoluyla bulaşan, kontajiyöz. İnsanlar veya hayvanlar arasında taşınabilen hastalıklar için kullanılan terim. Bulaşıcı. Mikroplu.

 

Spreading : Yaygınlaşan. Yaylım. Açma. Germe. Tevsi. Neşir. Açılma. Yayma. Dağıtan.

Widespreading : Gittikçe daha büyük bir alan kapsayan. Yaygınlaşan. Büyüyen.

Expansive : Açık sözlü. Arkadaşça. Büyük. Geniş. Engin. Açılan. Ateşli. Yaygın. Açık yürekli.

Disseminative synonyms : diffusing, emanating, serpiginous.

Disseminative zıt anlamlı kelimeler, Disseminative kelime anlamı

Collective : Kolektif. Ortak girişim. Ortaklaşma. Genel. Müşterek. Kolektif şirket. Ortaklaşa. Ortak. Topluluk adı. Toplu.

Disseminative ingilizce tanımı, definition of Disseminative

Disseminative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to disseminate, or to become disseminated.