Dissident türkçesi Dissident nedir

Dissident ingilizcede ne demek, Dissident nerede nasıl kullanılır?

Dissidently : Karşıt bir şekilde. Karşı durarak. Muhalif bir şekilde. Muhalefet ederek.

Dissidents : Muaviz. Karşıt görüşlü. Karşı gelen kimse. Ayrı görüşte olan. Kiliseye karşı olan kimse. Aykırı. Karşıt görüşlü kimse. Muhalif.

Dissidence : Anlaşmazlık. Muhalefet. Fikir ayrılığı. İhtilaf. Görüş ayrılığı. Karşı koyma.

Dissimilar : Başka. Değişik. Benzer olmayan. Farklı. Ayrı. Ayrımlı. Benzemez.

Dissimilarities : Benzersizlik. Ayrılık. Farklılık. Benzemezlik. Benzeşmezlik. Başkalık.

Dissimilitude : Benzeşmeme. Fark. Başkalık.

Dissimulation : Hastalığını gizleme. Örtbas etme. İkiyüzlülük. Rol yapma. İki yüzlülük. Saklama. Duygularını saklama. Duygularını gizleme. Dissimülasyon. Gizleme.

Dissimulated : Taslamak. Başka türlü göstermek. Duygularını gizlemek. İkiyüzlülük etmek. Gizlemek (gerçeği). İki yüzlülük yapmak. Belli etmemek.

Dissimilate : Farklı sesler çıkarmak. Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Farklılaştırmak. Farklılaşmak. Farklı olmak. Farklı yapmak.

 

Dissimulates : İkiyüzlülük etmek. Duygularını gizlemek. Başka türlü göstermek. Belli etmemek. Taslamak. İki yüzlülük yapmak. Gizlemek (gerçeği).

İngilizce Dissident Türkçe anlamı, Dissident eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissident ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counter : Kontra yumruk atmak. Karşı gelmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, eskrim alanlarında kullanılır. Ters. Karşı atak yapmak. Marka. Dönçel. Tezgah. Muhalefet etmek. Sayıcı.

Adversary : Hasım. Muhalif kişi. Şeytan. Karşı kimse. Hasım taraf. Düşman. İblis. Aleyhtar. Rakip.

Athwart : Karşıdan karşıya. Karşı tarafa. Karşıt. Tersine. Enine. Çaprazlama. Zıt. Karşı. Alabandadan alabandaya.

Oppugner : Karşı koyan kimse. Sert bir şekilde girişen veya eleştiren kimse. Karşı olan şey.

Dissentients : Muhalif olan. Karşıt görüşlülük. Ayrılık.

Dissentient : Ayrılık. Muhalif olan.

Contrary to : Hilafına olarak. E karşı olarak. Tersine. Aksine. -in aksine.

Adversarial : Düşman. Daha az mücadeleci. Hasım taraf.

Contradictive : Anlaşmazlığa neden olan. Tartışmalı. İhtilaflı. Ters düşme eğilimi olan. Çelişkili.

Crossways : Çaprazında. Çapraz. Aksine. Çaprazlama.

Dissident synonyms : contradictious, unorthodox, oppositionists, antagonistic, dissidents, antithetical, anomalous, antis, negative, averse, heterodox, contrary, adversaries, heretical, conflictive, contradictory, antipathic, contradistinctive, oppositionist, against, adverse, anti, crosswise, antagonist, dissenter, contradictor, derogating, dissenting, antagonists, adversative, antithetic, dissenters.

 

Dissident zıt anlamlı kelimeler, Dissident kelime anlamı

Orthodox : Herkesin inandığına inanan. Geleneksel. Uygun. Hıristiyanlığın büyük mezheplerinden biri olan ortodoksluğu benimseyen kişi. Kabul edilmiş. Tam. Göreneksel. Alışılmış. Geçerli.

Affirmative : Olumlu cevap. Doğrulayıcı. Olumlayıcı. Olumlu. Kesin. Müspet. Doğrulayan.

Dissident ingilizce tanımı, definition of Dissident

Dissident kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Different. Dissenting. One who separates from the established religion. Discordant. One who disagrees or dissents. No agreeing.