Doğrultma nedir, Doğrultma ne demek

  • Doğrultmak işi

Doğrultma hakkında bilgiler

Doğrultucu veya redresör, bir ya da daha fazla yarı iletken elemandan (örneğin diyot) oluşan alternatif akımı doğru akıma çevirmek için kullanılan elektriksel bir devredir. AC' yi doğrultmak için tek bir diyot kullanıldığı zaman (dalga formunun negatif ya da pozitif tarafını bloklayarak) doğrultucu AC' yi DC' ye çeviren bir diyod olarak tanımlanır.

Doğrultma alternatif akımın (AC) doğru akıma (DC) döndürülmesi işlemidir. Bütün doğrultucular, tek bir diyot ile mümkün olan AC yi DC ye dönüştürme işlemini daha verimli yapabilmek için birden fazla diyotun belirli bir şekilde birbirine bağlanmasıyla yapılır. Doğrultma işlemi ÖZEL olarak yarı iletken diyot’ lar üzerinden gerçekleştirilir. Yarı iletken elemanlardan oluşan doğrultucular geliştirilmeden önce vakum tüpleri kullanılırdı.

Yarım dalga doğrultucu kıyıcı devrelerin özel bir şeklidir. Yarım dalga doğrultmada, doğrultucunun kutupsallığına bağlı olarak AC dalganın pozitif ya da negatif yarı tarafı geçirilirken diğer yarısı engellenir. Giriş dalga formunun yalnızca bir yarısı çıkışa ulaştığından, güç transferi için kullanılması oldukça verimsizdir. Yarım dalga doğrultma, tek bir diyod aracılığı ile gerçekleştirilebilir.

 

Kondansatörler içlerinde biriktirdikleri enerjiyi yüke boşaltmak suretiyle doğrultucu devrelerinde de kullanılabilirler. En basit doğrultuculardan olan yarım dalga doğrultucuda yüke ulaşan gerilimin grafiğia yandali imgede görülür. Ancak DC gerilimle çalışan bir alet için elde edilen bu gerilim grafiği uygun değildir. Çünkü aletin istediği, bir pilden elde edilebilecek kadar düz ve pürüzsüz bir gerilimdir.

Doğrultma ile ilgili Cümleler

  • Silahını bana doğrultma.
  • Silahını kimseye doğrultma.
  • O silahı bana doğrultmak istemiyorsun.

Doğrultma anlamı, tanımı:

Doğrultmak : Yöneltmek. Düzeltmek. Yön bulmak. Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek. Para sağlamak, kazanmak.

Doğrultmaç : İki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt, redresör.

Doğrultman : Çizgi oluşturan noktanın veya yüzey oluşturan çizginin yönelmesi gereken doğrultuyu gösteren çizgi veya düzlem. Bir nokta veya bir çizginin hareketine yön vererek bu hareketi yöneten şey.

Belini doğrultmak : Yeniden durumunu düzeltmek.

Dünyalığı doğrultmak : Yaşamı süresince yetecek parayı kazanmak.

Geçimini doğrultmak : Geçinmek için yeteri kadar para kazanmak.

Sermayeyi doğrultmak : Ticaret için ortaya konan anaparayı batırmadan işletmek ve para kazanmak.

İletken : Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde, şey). Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı.

Eleman : Bir toplulukta çalışan insanların her biri. Kümeye ait varlıklardan her biri. Öge.

Alternatif : Seçenek. Dalgalı. Değişik, farklı. Almaşık. Karşı.

 

Akım : Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan. Akma işi.

Çevirmek : Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Kâğıt oyunu oynamak. Çeviri yapmak. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Çevrilemek, tevil etmek. Durdurmak. Döndürerek hareket ettirmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Geri göndermek. Yönetmek, idare etmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek.

Elektrik : Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.

Zaman : Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Çağ, mevsim. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Dönem, devir.

Diğer dillerde Doğrultma anlamı nedir?

İngilizce'de Doğrultma ne demek? : n. rectification, restitution

Fransızca'da Doğrultma : redressement [le], correction [la]

Almanca'da Doğrultma : n. Ausrichtung

Rusça'da Doğrultma : n. выпрямление (N), наведение (N), рихтовка (F)