Dodders türkçesi Dodders nedir

  • Titremek yaşlılıktan.
  • Şeytansaçı.
  • Sallanmak.
  • Küsküt.
  • Bağboğan.
  • Bağbozan bitki.
  • Sendelemek.
  • Cinsaçı.
  • Yaşlılık nedeniyle titremek.
  • Titremek (yaşlılıktan).

Dodders ingilizcede ne demek, Dodders nerede nasıl kullanılır?

Dodder along : (yaşlılık vb sebebiyle) titreyerek yürümek.

Dodder : Sendelemek. İkiçeneklilerin kahkahaçiçeğigiller familyasından olup, saçı andıran sarılgan saplarıyle çeşitli bitkilere dolanarak onları zayıflatan, özellikle asma, patates, kasımpatı ve baklagillere zarar veren çiçekli bitkilerin ortak adı; bağboğan, cinsaçı, şeytansaçı, yabanketeni. Yaşlılık nedeniyle titremek. Bağboğan. Titremek yaşlılıktan. Küsküt. Bağbozan bitki. Şeytansaçı. Cinsaçı. Sallanmak.

Doddered : Dalları kırılmış (ağaç). Bunamış. Yaşlı.

Dodderer : Sarsak ihtiyar.

Dodderers : Sarsak ihtiyar.

Dodecahedral : On iki kenarlı olan. Oniki yüzlü.

Doddle : Çok kolay şey. Çocuk oyuncağı. Çok basit görev.

Dodeca : Onikili. Oniki.

Dod : Department of defense (savunma bakanlığı). Boru kalıbı. Askeri kuvvetler sağlayan ve ordunun ulusal güvenliğe yönelik tehditleri idare etmesini temin eden amerikan hükümet bürosu.

Dodecahedra : On iki yüzlü şekil. Oniki yüzlü şekil.

İngilizce Dodders Türkçe anlamı, Dodders eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Dodders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Careen : Yan yatmak (gemi). Yalpa yapmak. Yan yatırmak gemi. Karinaya bastırmak. Bir yana yatmak (hızla giderken). Karinaya basmak. Yan yatmak gemi. Karina etmek. Karinalamak. Sarsılmak.

Dilly dallying : İşi ağırdan almak. Oyalanma. Vakit öldürmek. Oyalanmak.

Deity : İlah. Mabut. Çoktanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri. acunda varolan her şeyin yaratıcısı ve buyurucusu olduğuna inanılan yüce varlık. Tanrılık. Tanrı. Tanrısal varlık. Tanrısal konum. Tanrıça.

Dawdled : İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Eğlenmek. Boşa geçirmek. İşi ağırdan almak. Zaman harcamak. Oyalanmak. Ağır davranmak. Salınmak. Aylaklık etmek.

Dangles : Asılıp sallanmak. Asıp sallamak. Sarkıtmak. Sarkma. Asılı durup sallanmak. Sarkmak. Asılı tutmak. Sallamak. Asılmak.

Dawdles : İşi ağırdan almak. Oyalanmak. Eğlenmek. Ağır davranmak. Salınmak. Aylaklık etmek. Boşa geçirmek. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Zaman harcamak.

Dangle : Sarkma. Sarkmak. Asılmak. Asılı tutmak. Asılıp sallanmak. Asılı durup sallanmak. Sarkıtmak. Sallamak. Asıp sallamak.

Dally : Eğlenmek. Haylazlık etmek. Zaman öldürmek. Oynaşmak. Vakit öldürmek. İşi ağırdan almak. Oyalanmak.

Dawdle : Zaman harcamak. Eğlenmek. Aylaklık etmek. Salınmak. Oyalanmak. İşi ağırdan almak. Boşa geçirmek. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Ağır davranmak.

Hemp : Kendir tarağı. Boru eklerinde sızdırmazlık sağlamak için kullanılan lifli madde. Marihuana. Kendir otu. Esrar. Kenevirgiller (cannabaceae) familyasından, yaprakları almaşlı, parmaksı bölmeli, erkek ve dişi çiçekleri ayrı, gövde lifleri dokumacılıkta, taze sürgünleri, tohumları, erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan, bir yıllık otsu bitkiler. kendir, esrar otu. Haşiş. Kendir.

 

Dodders synonyms : earth goddess, genus cuscuta, cuscuta gronovii, cuscuta, vine, dawdle along, halted, careening, divinity, lurch, be slung from, dallied, halts, dilly dally, falter, god, become loose, blunder, careens, blundered, falters, dallies, faltered, immortal, halt, dodder, love vine, dillydallied, bob, dillydallies, blunders, hemps, careened.

Dodders zıt anlamlı kelimeler, Dodders kelime anlamı

Young : (hayvan) yavru. Yeni. Yavru. Taze. Gençlik. Döl. Genç. Küçük. Hayvan yavrusu. Gençler.

Starve : Açlıktan ölmek. Açlıktan kıvranmak. Açlıktan gözü kararmak. Mahrum etmek. Aç bırakmak. Sefalet çekmek. Kurt gibi acıkmak. Acından ölmek. Açlık çekmek. Midesi kazınmak.