Dorsal root türkçesi Dorsal root nedir

  • Ön kök.
  • Omuriliğin kelebek biçimindeki boz maddesinin dorsal çıkıntıları.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Dorsal root ingilizcede ne demek, Dorsal root nerede nasıl kullanılır?

Dorsal : Sırtla ilgili. Arka. Bir organizmanın veya organizmanın bir parçasının üst yüzeyi, yerde yatay duran bir canlının üst kısmı, dorsal. Arkaya ait. Dorsal. Sırt. Sırta ait. Bir hayvanın ya da hayvanın bir parçasının üst yüzeyi; yerde yatay duran bir canlının üst yüzeyi. dorsal. Sırt ile ilgili.

Root : Eşelemek. Örtü kökü. Araştırmak. Kökleştirmek. Kelimelerin bütün yapım ve çekim eklerini çıkardıktan sonra ayrılamayan ve esas (temel) anlamı taşıyan bölümü: ye-, sor-, kış, el(elig), al-, dur-, yol, ver- vb. Burnu ile eşelemek. Bitkinin toprak altında gelişen, topraktaki tuzları ve suyu emen, bitkiyi toprağa bağlayan, karbohidratları depo eden, hormon sentezleyen ve yer çekimi doğrultusunda büyüyen yapısı. dişin, saçın, tırnağın gömülü kısımları. Kökleşmek. Tutturmak. İlkyazı.

Dorsal aorta : Sırt aortu. Amfiyoksüslerde sırt bölgesinde uzanan iki ana atardamar olup birleşerek tek bir damar halinde vücudun ardına doğru uzanır.

Dorsal cavity : Sırt boşluğu.

Dorsal diaphragm : Böceklerde, yürek ve sırt damarı ile bunların bulunduğu boşluğu iç organlardan ayıran bölge. Sırt diyaframı.

 

Dorsal fin : Sırt yüzgeçi. Balığın kafa ile kuyruk arasında bulunan yüzgeçi. Sırt kanatçığı. Sırt yüzgeci. Dorsal yüzgeç. Balıklarda, vücudun sırt bölgesinde bulunan bir ya da daha fazla sayıdaki yüzgeçler. dorsal yüzgeç. Balıklarda, vücudun sırt bölgesinde bulunan bir veya fazla sayıdaki yüzgeçler, dorsal yüzgeç. Sırt yüzdeci.

İngilizce Dorsal root Türkçe anlamı, Dorsal root eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dorsal root ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Dorsal root synonyms : abacus bodies, aardvark, abductor muscle, aardwolf, abo blood groups system, abiotic environment.