Dorso türkçesi Dorso nedir

Dorso ingilizcede ne demek, Dorso nerede nasıl kullanılır?

Dorsoflexio : Gebe döl yatağının üstten geriye doğru dirseklenmesi. Dorsofleksiyo.

Dorsoilial position : Doğum sırasında, uzunluğuna önden gelişte, yavrunun sırt bölgesinin ananın sağ veya sol ilyumuyla karşı karşıya gelmesi biçiminde görülen yavru pozisyonu, sağ dorsoilyal vaziyet, sol dorsoilyal vaziyet. Dorsoilyal vaziyet.

Dorsopubical position : Doğum sırasında, uzunluğuna önden gelişte, yavrunun sırt bölgesinin ananın pubisiyle karşı karşıya gelmesi biçiminde görülen yavru pozisyonu. Dorsopubikal vaziyet.

Dorsosacral position : Dorsosakral vaziyet. Doğum sırasında, uzunluğuna önden gelişte, yavrunun sırt bölgesinin ananın sakrumuyla karşı karşıya gelmesi biçiminde görülen yavru pozisyonu. yavrunun uzunluğuna önden gelişlerindeki normal doğum pozisyonudur.

Dorsoventral : Dorsoventral. Dorsalden ventrale doğru yer alan. Sırt ve mide ile ilgili. Sırttan karına doğru.

Arteria caudalis dorsolateralis : A. caudalis mediana’nın ikinci kuyruk omuru hizasında ayrılan ve kuyruğun yan ve üst kesiminde seyreden kolu. Arterya kaudalis dorsolateralis.

Left dorsoilial position : Sol dorsoilyal vaziyet. Dorsoilyal vaziyet.

Dorsa : Sırt. Geri. Arka.

Dorsoventral position : Yüz üstü yatmış hayvanda, sırttan karna doğru radyolojik görüntü alınması, dv pozisyon. Dorsoventral pozisyon.

 

Right dorsoilial position : Sağ dorsoilyal vaziyet. Dorsoilyal vaziyet.

İngilizce Dorso Türkçe anlamı, Dorso eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dorso ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dorsal : Arkaya ait. Bir organizmanın veya organizmanın bir parçasının üst yüzeyi, yerde yatay duran bir canlının üst kısmı, dorsal. Sırtta olan. Sırt ile ilgili. Sırta ait. Sırtla ilgili. Bir hayvanın ya da hayvanın bir parçasının üst yüzeyi; yerde yatay duran bir canlının üst yüzeyi. dorsal.

Hillsides : Bayır. Yamaç. Dağ eteği. Kıran. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Articulatio humeri : Omuz eklemi. Kürek kemiğinin cavites glenoidalis’i ile kol kemiğinin caput humeris’i arasındaki eklem, artikulasyo humeri.

Backing : Dip resmi. Arkalık. Geri çekilme. Torpil. Kayırma. Arka parça. Bir sahne dekorundaki çeşitli öğelere derinlik vermesi için görünür yere kurulan resimli dekor parçası, örnek : kapı açıldığında görünmesi için kapı arkasına, pencere açıldığında görünmesi gerektiği için pencere arkasına konan resim, vb. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Ciro. Takviye.

Waist : Bel. Geminin orta kısmı. Bluz. Bir şeyin orta kısmındaki girinti. Yelek. Kadın elbisesinin üst kısmı. Orta kısım. Korsaj. Vücudun göğüs ile karın bölgeleri arasında kalan kuşak kısmı.

Posterior : Ardıl. Posteriyor. Popo. Bir organizmanın arka kısmı; bir organ veya yapının arka kısmı. posteriyor, art. Geri. Sonraki. Art. Biyoloji, ekonomi alanlarında kullanılır. Sonra gelen. Arkadaki.

 

Dorsa : Geri.

Waistline : Bel ölçüsü. Bel. Bel genişliği. Bel yeri çizgisi. Bel büyüklüğü. Bel yeri. Bel kısmı.

Venter : Batın. Venter. Ana rahmi. Karın, karna benzer çıkıntı, mide. Karın boşluğu. Çıkıntı. Karın.

Can : Olabilmek. Kutu. Uzaklaştırmak (okul). Kasede kaydetmek. -ebilmek. Unut damgası. Kimi uzlaşımlarda, ilgili olduğu veride yanlış bulunduğunu, verinin kullanılmaması gerektiğini göstermek üzere kullanılan bir güdüm damgası. Yakıtı çevreleyerek, fisyon ürünlerini tutmaya yarayan, paslanmaz çelik ya da alüminyum-zirkonyum alaşımlı koruyucu. Bilişim, ekonomi, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kovmak.

Dorso synonyms : serratus muscles, love handle, tooshie, hind end, body part, derriere, back board, continuation, side, ridge, buttock, serratus, dors, backers, rear end, hillside, spare tire, keister, diaphragm, haunch, loins, ass, backings, back plate, continuations, dorsals, extrados, tail, shoulder, bum, behind, belly, dorsi.