Dorsoventral nedir, Dorsoventral ne demek

Dorsoventral; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Dorsalden ventrale doğru yer alan.

Palizat parenkimasının yaprağın sadece bir tarafında bulunduğu yaprak tipi.

Teknik terim anlamı:

Dorsalden ventrale doğru yer alan.

Dorsoventral kısaca anlamı, tanımı

Dorsoventral pozisyon : Yüz üstü yatmış hayvanda, sırttan karna doğru radyolojik görüntü alınması, DV pozisyon

Parenkima : İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. Özek dokusu, parankima. Yassı solucanlarda kas tabakası ile bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. 3.Bir organın zemin dokusu. İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. Yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. Bir organın zemin dokusu, parankim, parankima, paranşima.

Parenkim : Dağınık bir biçimde organize olmuş hücre ve iplikçik kitlesi. Yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. Bir organın zemin dokusu. Organın esas veya işlevsel elemanları.

Ventral : [Bakınız: alt yüzey]. Karınla ilgili. Vücudun karın tarafına yakın, karın tarafında bulunan, alt. [Bakınız: karın].

 

Palizat : Hücrelerin veya hücre çekirdeklerinin bir çit gibi yan yana sıra hâlinde düzenlenmesi.

Dorsal : [Bakınız: sırt]. Sırt.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Sadece : Yalnızca.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.

Sade : Süsü, gösterişi olmayan, yalın, gösterişsiz. Şeker katılmamış (kahve). Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup, anlatım). (sa:'de) Yalnızca, yalnız, ancak, sadece.

Pare : Parça, kısım. Tane, adet.

 

Pali : Çatal kazık. Köpek yavrusu. Kazık. Sandalyenin ayaklarını birbirine bağlayan çubuklara verilen ad. Pahalı.

Tipi : Kar fırtınası.

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Dorsoventral anlamı nedir?

İngilizce'de Dorsoventral ne demek ? : dorsiventral, dorsoventral