Dosers türkçesi Dosers nedir

  • Dozaja karar veren kimse.
  • Miktarı ayarlayan kimse.
  • Dozcu.
  • Dozu ayarlayan.

Dosers ingilizcede ne demek, Dosers nerede nasıl kullanılır?

Doser : Dozaja karar veren kimse. Dozu ayarlayan. Miktarı ayarlayan kimse. Dozcu.

Dose cribbing : Yığma bağ.

Dose dependent kinetic : Doza bağımlı kinetik. Dozun artmasıyla ilacın uğradığı farmakokinetik olayın hızı ve boyutu arasındaki lineer ilişkinin, olayın doygunluğa erişmesi sonucu kaybolması veya doğrusal olmayan duruma gelmesi.

Dose equivalent : Bir dokunun belirli bir noktasındaki soğrulmuş dozun (d) nitelik etkeninin (q) ve diğer değiştirici etkenlerin (n) çarpımından oluşan değer (h). (h = d.q.n) doz eşdeğer birimi sievert (sv)'dir. eski birimler rem ve milirem'di. 1 sv=100rem=1j. kg¯1. Doz eşdeğeri.

Dose equivalent limit : Doz eşdeğer sınırı. Vücudun tamamı ya da bir bölümü için, doz eşdeğerinin kabul edilebilir en üst düzeyi.

Dose fractionation : Doz bölüntüsü. Işın dozunun bölümlere ayrılması. Işınım dozunun bir zaman dilimi içinde, iki ya da daha çok parçaya bölünerek uygulanması.

Ambient dose rate : Yerleşim alanındaki bir noktada, yumuşak dokuyla soğrulan dozun dozölçerle ölçülen eşdeğer debisi. Çevre doz debisi.

Dose protraction : Doz uzatımı. Işınım dozunun düşük düzeyde, uzun süreli olarak uygulanması.

 

Dose rate meter : Doz hızı ölçer. Doz derecesi ölçeri.

Dose equivalent rate : Doz eşdeğer debisi. Dt zaman aralığındaki doz eşdeğeri dh'nin, dt'ye bölümü (h). (h =dh / dt) doz eşdeğer debi birimi sievert (sv)'dir.1 sv. s¯1 = 100rem. s¯1 = 1 j.kg¯1. s¯1.

İngilizce Dosers Türkçe anlamı, Dosers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dosers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Maroon : Özellikle de bir adada tek başına bırakmak. Patlayıcı fişek. Sahnede patlama sesi veren düzen. Kestanerengi. Issız bir adaya bırakmak. Kestane rengi. Mahsur kalmak. Issız adada bırakmak. Bir kişiyi bir yerde. Kestane.

Expose : Terketmek. Maruz kalmak. (satış için) sergilemek. Maruz bırakmak. Terk etmek. Karşı karşıya bırakmak. Tutmak. Sergilemek. Bırakmak.

Parcel : Parsellemek. Ptt kolisi. Toplu miktar. Bohça. Paket. Bölmek. Posta. Arazi parçası. Koli.

Walk out : Protesto için terketmek. Bırakmak. Çekilmek. Dolaştırmak. Çekip gitmek. Yürüyüşe çıkarmak. Grev yapmak. Çıkıp gitmek. Yürümek. Ayrılmak.

Forsake : Bırakmak. Terk etmek. Yüzüstü bırakmak. Terketmek. Vazgeçmek.

Tract : Broşür. Risale. Toprak. Cihaz. Broşür (dini). Makale (özellikle din veya siyaset konusunda bir). Jüye. Bölge. Dini risale. Sistem.

Oasis : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Çöllerde çok kez yüze çıkan yeraltı sularının yarattığı ve önemi suyun niceliğine bağlı olarak değişen tarım ve yaşam bölgesi. Çöl yerleşimi. Suyun bulunmasıyle, bir çölün ortasında bitek olmuş yer. Çölde genellikle bir su birikintisinin etrafında bulunan verimli arazi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Vaha.

 

Abandon : Vazgeçmek. Kesmek. Viran hale getirmek. Kendini tamamıyla vermek. Koyup gitmek. Durdurmak. Yüzüstü bırakmak. Terk etmek. Bırakmak.

Desolate : Boş. Issız. Kuş uçmaz kervan geçmez. Perişan etmek. Boş bırakmak. Kimsesiz bırakmak. Perişan. Terkedilmiş. Yalnız. Arkadaşsız.

Strand : Örgü. Saç tutamı. Halatın bir kolu. Halat bükümü. Bükmek (ip). Sahil. Aşama. Kıyı. İp teli.

Dosers synonyms : piece of land, piece of ground, ditch, parcel of land, leave, doser, biome.

Dosers zıt anlamlı kelimeler, Dosers kelime anlamı

Winner : Büyük başarı. Birinci gelen. Galip. Ganyan. Güney dakota eyaletinde şehir. Birinci. Kazanan.

Untreated : Ham. Arıtılmamış. Müdahale edilmemiş. Tedavi edilmemiş. Bakımı yapılmamış. İşlenmemiş. İyileştirilmemiş. Tedavi edilmeyen.